• Latest
Burak Cora: Her Zaman Yarışmaya Devam

Burak Cora: Her Zaman Yarışmaya Devam

17/09/2024
Ahmet Eker’den Marmaris’e Övgü

Ahmet Eker’den Marmaris ve Hakem Yönetimine Övgü

10/02/2026
Didim Büyüledi

Didim Büyüledi

10/02/2026
DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor!

DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor!

09/02/2026
Marmaris’te Şok Ayrılık: Komodor Erol Algül Görevinden İstifa Etti

Marmaris’te Şok Ayrılık: Komodor Erol Algül Görevinden İstifa Etti

09/02/2026
MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

MIYC’te Rota 5555

08/02/2026
MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

08/02/2026
Ahmet Eker Marmaris’te lider başladı

Ahmet Eker Marmaris’te lider başladı

08/02/2026
Didim’de Yelken Heyecanı: 7’den 70’e Sahilde Büyük Coşku

Didim’de Yelken Heyecanı: 7’den 70’e Sahilde Büyük Coşku

08/02/2026
Didim’de Yelkenler Final İçin İndi: ILCA Türkiye Şampiyonası

Didim’de Yelkenler Final İçin İndi: ILCA Türkiye Şampiyonası

08/02/2026
Merhaba…

Merhaba…

02/02/2026
Bodrum Kış Trofesi’nde 2. Ayak Heyecanlı Başladı

Bodrum Kış Trofesi’nde 2. Ayak Heyecanlı Başladı

01/02/2026
2026 TYF Yelken Ligi 2. Ayak Türkiye Şampiyonası

2026 TYF Yelken Ligi 2. Ayak Türkiye Şampiyonası

30/01/2026
SailingTimes
  • Hakkımızda
  • Köşe Yazıları
  • Haberler
  • Ana Sayfa
  • Videolar
  • Dergi
  • İletişim
No Result
View All Result
SailingTimes
No Result
View All Result
Home Manşet

Burak Cora: Her Zaman Yarışmaya Devam

Emre Tazegül by Emre Tazegül
Eylül 17, 2024
in Manşet
Share on FacebookShare on TwitterWhatsapp

Fiziki olarak gücü olduğu sürece yarışmaya devam edeceğini belirten Burak Cora, “Yarışmak benim için farklı bir dürtü. O yüzden beni ilerleyen dönemlerde hiç beklemediğiniz bir sınıfta yarışırken de görebilirsiniz” diyor

 

Röportaj Emre TAZEGÜL

Bahriyeli babasından miras, deniz sevgisi Burak Cora’ya. 1984 yılında İstanbul’da doğmuş ama babasının işi nedeniyle; İstanbul, Ankara, Kocaeli, Muğla gibi farklı şehirlerde yaşamış. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema-TV Bölümü’nden mezun olduktan sonra 2004 senesinde kamera asistanı olarak sinema ve reklam setlerinde çalışmaya başlamış. Son 10 yıldır da kendi firması adına kurumsal firmalara reklam, tanıtım filmleri ve kurumsal videolar üretiyor. Denizle bağı hiçbir zaman kopmayan Cora, 3 yıl önce kurdukları Code-Zero Sailing & Racing Academy’de eğitmenlik, takım kaptanlığı ve koçluğu yapmaya da devam ediyor.
Görüntü yönetmeni Burak Cora, denizle tanışmasını şöyle anlatıyor; “Ben üçüncü nesil bir denizciyim. Bundan dolayı denizle doğduğumdan beri içli dışlıyım. Yelkenle tanışmam ise babamın bir gün gelip “ya yelkene gideceksin ya da yüzmeye gideceksin“ demesiyle, benim de yelkeni seçmemle başladı. O gün neden öyle bir çıkışla geldiğini bugün bile söylemiyor babam; ama benim yelkeni seçme nedenim daha önce bir arkadaşımla optimiste çıkmıştım ve sevmiştim. O yüzden ne ile karşılaşacağıma dair bir fikrim vardı. O dönem 1996 senesiydi ve Gölcük’te oturuyorduk. Garnizonun içinde Donanma Yelken Kulübü dediğimiz bir tesis vardı. Orada yelkene başladım, depreme kadar da Kocaeli’de hem yelken yaptım hem de yarıştım. Sonrasında da hiç yelkenden ve denizden kopmadım.”
1996’da yelkene başladıktan 1 ay sonra hemen optimist ile yarışmalara girdiğini belirten Cora, “Bizim yelkene başladığımız dönemde daha antrenörlük sistemi yoktu. Genelde sizden önceki abilerden öğreniyordunuz. Özellikle de küçük kulüplerde bilgiye ulaşımınız da oldukça kısıtlı oluyordu. (Günümüzde bile benzer problemleri görüyoruz aslında) O yüzden optimist döneminde tam olarak ne yaptığımızın farkında değildik. Sadece kendi yeteneklerimizle ildeki yarışlarda varlık gösteriyorduk; ama ulusal yarışlara katılmıyorduk kulüp olarak. Sonrasında o dönem sadece Kocaeli’de kalmış olan Snipe sınıfıyla yarışmaya başladım. Snipe iki kişilik balonsuz bir teknedir. Halen Amerika kıtasında oldukça popülerdir. 1-2 sene Snipe ile yarıştıktan sonra Pirat sınıfına geçtim. O senelerde Türkiye’nin de öncüsü olduğu Almanya, Avusturya, Polonya, İsviçre, Danimarka gibi ülkeler Pirat’ı tekrar canlandırmak için uğraşıyorlardı. Kocaeli de merkezlerden biriydi. O yüzden yaşlarımızın küçük olmasına rağmen bizleri Pirat sınıfına geçirdiler” dedi.
1999 yılındaki Gölcük Depremi sonrasında Marmaris’e taşınmak zorunda kaldıklarını hatırlatan Cora, “Marmaris Yelken Kulübü’nde Laser sınıfına başladım. O zaman Marmaris Yelken Kulübü de küllerinden doğmaya çalışıyordu. O yüzden çok küçük bir operasyonu vardı. Ulusal yarışlara katılmıyorlardı. O dönem sadece 1 il şampiyonası yapabilmiştik. Zaten Bodrum tarafındaki bütün kulüpler daha yeni kuruluyordu. Marmaris sonrasında 2001 yılında tekrar Gölcük’e geri döndük. Deprem sonrası bütün kulüpler el ele verip Kocaeli’de yelkeni tekrar canlandırdık. O dönem Laser ile yarışmaya devam ettik. İlde gençler şampiyonu da oldum. Ulusal yarışlarda da yarıştım o dönem; ama bir varlık gösteremedim” diye konuştu.
Ankara’da yelkensiz geçen 1 yılın ardından 2003 senesinde üniversite için tekrar İstanbul’a dönen Burak Cora, gelişen süreç hakkında şunları söyledi; “İlk olarak Galatasaray adına Laser’de yarışmaya başladım. Fakat hemen 1 sene sonrasında çalışmaya başlayınca Laser dönemi çok aksak devam etti. Bu dönem yatla da yarışmaya başlamıştım ufak tefek; ama asıl 2006 yılında Şan ekibine katıldığım zaman yatçılığım çok gelişti. O dönemin en iyi takımlarından biriydi. Takım kaptanı Levent Özgen olmak üzere kadroda Oğuz Ayan, Fatih Özmen gibi yelken dünyasının önemli isimleri de bulunuyordu. 2006’dan 2009’a kadar bu ekip beraber yarıştık ve birçok önemli kupayı kazandık. Benim için asıl yatçılığı öğrendiğim dönem bu oldu. Aynı dönemde 2007 senesinde İrfan Papila ile ekip olarak küçükken yarıştığım Pirat sınıfına geri döndüm ve 2019’a kadar da İrfan Papila ile beraber birçok Türkiye derecesi elde ettik. 10 yılı aşkın süre boyunca Milli Takım’da yer alarak birçok Avrupa Şampiyonası’na katıldık. Son olarak da 2017’de Avrupa 20.’si olarak milli takımı bıraktık. İrfan Papila ile beraber 2007-2011 yılları arası Galatasaray Spor Kulübü adına yarıştık. 2012’de Fenerbahçe Spor Kulübü’ne transfer olduk. Halen Fenerbahçe SK adına yatta yarışmaya devam ediyoruz.”
11 yıl boyunca TYF Pirat Sınıf Komitesi’nde Başkan Yardımcılığı görevi üstlendiğini kaydeden Cora, “Bu dönemde Türkiye Ligi’nin kurulması, rank sisteminin kurulması, gençler için millilik, sınıfın Türkiye’de yaygınlaşması gibi sınıf için önemli birçok proje gerçekleştirdik. Aynı dönemlerde 2009 senesinden itibaren yatta takım kaptanlığı ve dümencilik yapmaya başladım. 2009-2012 seneleri arasında Corby29TR takımı ile TAYK Trofesi, KOG Trofesi’ni kazandık ve birçok başka önemli kupaları kaldırdık. 2015’e kadar yata biraz ara vererek sadece Pirat’a odaklandım. 2015’te Levent Peynirci’nin Chesse Sailing ekibine profesyonel olarak dahil oldum. Burada da birçok kurumsal yat ekibini eğiterek takım kaptanlığı yaptım. Hem bu ekiplerle hem de Levent ile beraber İYK Trofesi, Farr 40 Kupası gibi birçok kupa kazandık” bilgilerini paylaştı.
2016 yılında ise olimpik kampanya yapmak ve sınıfı Türkiye’de başlatmak için ülkemizde bir ilk olarak 49er sınıfı tekne aldığını ifade eden Cora, sözlerini şöyle sürdürdü; “Fakat bir sürü farklı nedenden dolayı olimpiyat hayalimi gerçekleştiremedim. 2016’dan 2022’ye kadar Türkiye’de 49er ile yelken yaptım. Geçen sene 49er’ı Fenerbahçe Spor Kulübü’ne devrettim. Sonrasında kulüp 1 adet daha 49er ve 3 adet 29er aldı. Şu anda gençler benim teknem ile denize çıkıyor ve ilerisi için hazırlanıyorlar. Ben de halen iletişimimi devam ettiriyorum gençlerle ve denizde göz ucu ile onları kesiyorum. Onları gördükçe de en azından hedeflerimin birini gerçekleştirdiğim için mutlu oluyorum. Son olarak da 2021 senesinde Chesse Sailing’ten ayrılarak Code-Zero Sailing&Racing Academy’i kurdum. Burada kendi eğitim verdiğim kişilerle Farr 280 OD model teknemizle IRC 1 ve Sportsboat sınıflarında ulusal ve uluslararası yarışlara giriyoruz. Fiziki olarak gücüm olduğu sürece her zaman yarışmaya devam edeceğimi biliyorum ve her zaman da farklı sınıflarda yarışacağım. Yarışmak benim için farklı bir dürtü. O yüzden beni ilerleyen dönemde hiç beklemediğiniz bir sınıfta yarışırken de görebilirsiniz.”
Burak Cora, eğitimci kimliğinin nasıl geliştini ise şöyle anlattı, “Ben yelkene başladığım dönemde antrenör sistemi yoktu. Tecrübeliler bir sonraki gelenleri eğitiyordu. Ayrıca her yarıştığım yerde her zaman takım kaptanlığı da yaptım. Her ikisi birleşince daha çok küçük yaşta eğitim vermek nasıl bir şey öğrenmeye başlamıştım. Yetişkin eğitimi verme kısmı tabii ki üniversite döneminde İstanbul’a geldikten sonra başladı. Zaten o dönem yetişkin eğitimi yeni başlıyordu. Şan ile yarıştığım dönem tekne İstanbul Sailing Academy’e aitti ve İstanbul’daki ilk yelken okullarından biriydi. Ben o dönem setlerde çok yoğun çalıştığım için eğitimlere çok çıkmıyordum. Zaten orada profesyonel de değildim. Sadece çok sıkıştıklarında benim programıma uyuyorsa eğitime çıkıyordum. 2012’de Fenerbahçe SK’ne transfer olduktan sonra kulübün yelken okuluna aynı şekilde boş zamanlarımda eğitmen olarak destek veriyordum. Ama o dönem benim yoğun olarak setlerde çalıştığım ve Piratta yarıştığım dönemlerdi. O yüzde aslında çok eğitim vermiyordum. Benim için profesyonel anlamda yetişkin yelken eğitimine başladığım dönem 2015 sonrası Chesse Sailing ile çalışmaya başladığım dönem oluyor aslında. Burada daha önceki yarış, takım kurma ve takım eğitme tecrübelerimi kullanarak Levent’in başarılı sistemi ile birleştirdim. Code-Zero ise bir arkadaşımın beni teşvik etmesiyle oluştu. Chesse’den ayrılmak benim için çok kolay olmasa da bazen hayatta seçimler yapmanız gerekiyor. Code-Zero ile de farklı bir maceraya yelken açtık tam anlamıyla.”
Code-Zero’yu kurarken amacının yelken yapmak isteyen insanları denizle buluşturarak onları basamak basamak istedikleri yöne doğru götürmek olduğunu belirten Cora, “Gezi olur, yarış olur veya açık deniz yelkenciliğine doğru onlara yol çizecek bir sistem oluşturmak istiyordum fakat benim yarışçı yapımdan dolayı sanırım şu anda sistemimiz tamamen temel eğitimden, ileri eğitime oradan da yarışa giden bir sisteme dönüştü. İşin komiği bize gelen talepler de tamamen yarışçılığa dönük oluyor şu anda. O yüzden de sistem şu anda tamamen yarış odaklı. Code-Zero’da şu anda hem bireysel gruplara hem de kurumsal firmalara yelken eğitimleri veriyoruz. Dediğim gibi bu sonrasında yarışa dönüşüyor hem kurumsallar hem de bireyseller için. Şu anda tamamen bizden eğitim almış çok güzel bir yarış takımımız var. Bu ekiple beraber hem İstanbul’da hem de yurt dışında yat yarışlarına giriyoruz. İstanbul’da hem IRC 1 sınıfında hem de Sportsboat sınıfında yarışıyoruz. Bu ekiple beraber bu sene Yunan adalarında düzenlenen Rodos Cup’a katılıp IRC Racing sınıfında 2. olduk. Önümüzdeki sene de yine İstanbul’da yarışmaya devam ederken Marmaris’te 1 yarışa ve yurt dışında da 2 yarışa girmeyi planlıyoruz. Code-Zero’nun içinde güzel bir kulüp havası, aile ortamı kurduk. Bu dostluk ortamını da bulunduğumuz her yere taşımaya gayret ediyoruz. Bundan dolayı da birçok farklı organizasyon yapmaya devam edeceğiz” dedi.
Burak Cora, yelkenin bireysel olarak insanlara, kurumsal olarak da şirketlere neler kazandırdığını şöyle aktardı; “Yelkenin güzel yanlarından biri hem bireysel hem de takım olarak yapabildiğiniz bir spor. Bundan dolayı da hangi tarafı seçerseniz yelkenin size kazandırdıkları farklı oluyor. Bireysel olarak hızlı karar verebilme, birden çok işi aynı anda yapabilme, öz güven, başarı ve başarısızlıkla başa çıkma, farkındalık, sakinlik gibi birçok yetenek kazandırıyor. Eğer küçük yaştan yelkene başladıysanız bunlar sizin karakterinizin de bir parçası haline geliyor. Eğer takım olarak yelken yapıyorsanız bu yeteneklerin üzerine artı olarak takım çalışması, iletişim, liderlik, uyum gibi birçok beceri daha kazanıyorsunuz. Şirketler şu anda bu kazanımlar için çalışanlarını yelkene yönlendiriyor. Bir yandan da firmalar kendi tanıtımını da yapmış oluyor. Bir firma için yelken yapmak ayrıca bir vizyon göstergesi. Belki bu vizyon ülkemizde pek önemsenmiyor; ama uluslararası iş yapan firmalar için yurt dışında önemli bir gösterge oluyor firmanın hem çalışanlarına hem de dünyaya bakış açısından. Sonuçta yelken yapan kişiler bahsettiğim yeteneklere sahip olan insanlar haline geliyor. Firma olarak siz de yelkenin içerisindeyseniz sizin şirketiniz de bu becerilere sahip anlamına geliyor.”
Denize çıkmanın kendisi için en anlam ifade ettiğini kelimelerle anlatabilmesinin çok zor olduğuna dikkat çeken Cora, “Çünkü denizde olduğum her gün farklı duyguya sahip oluyorum. Bazı günler sakinlik oluyor, bazı günler mücadele oluyor, bazı günler dostlarımla beraber olmak oluyor, bazı günler özgürlük oluyor. Sanırım benim için bu karmaşık duyguların tamamı anlamına geliyor. Buna da hayat diyoruz galiba:)) Hedeflerimin bazılarını gerçekleştirdim, bazıları her zaman hayal olarak kalacak; ama benim için önemli olan her zaman ileri doğru gitmektir. O yüzden hedeflerimi devamlı güncelliyorum ve evrimleştiriyorum. Şu anda Code-Zero’yu insanların denize çıkmayı sevdikleri bir yer haline getirip, farkı sınıflarda ülkemizde ve yurtdışında yarışan bir takım haline getirmeyi hedefliyorum. Bunu yaparken de sistemin kendi ayaklarının üstünde durabileceği altyapıyı oluşturmaya çalışıyorum. Bu yolda ilerledikçe kesin daha farklı adımlarım da olacaktır” ifadelerini kullandı.
Burak Cora,  “Denizi ve yelkeni daha çok insanla buluşturmak için neler yapılmalı” sorusuna ise şöyle cevap verdi: “Ben bu konulara biraz daha genel olarak bakıyorum. Bizim ülke olarak spora genel bakış açımızda problem var. Biz ülke olarak spora sadece başarı olarak bakıyoruz. Son olimpiyatlarda da bunu gördük zaten. Aslında spor sağlıklı, kendine güvenen, birlikte çalışmayı bilen bir toplum yaratmak için önemli. Zaten temelde bir spor politikamız da yok. Bence genel olarak bütün sporlar için müdahaleye ihtiyaç var. Ama öncelikle genel bakış açımızı değiştirmemiz lazım. Bu da ne yazık ki yakın zamanda gözükmüyor. Mentalitemizi değiştirmediğimiz sürece buraya sayfalarca yapılması gerekenleri yazsak da bir faydası olmaz ne yazık ki. Ayrıca ülkede bu kadar ekonomik problem varken insanları hayat mücadelesinin dışında başka bir şeye baktırmak çok zor. Önce ülkenin biraz refahlaması lazım yapılanların işe yaraması için. Yoksa geçmişe bakıldığında veya yurtdışında yapılanlara bakınca formül belli. 1970’lerde  (tarihini tam hatırlamıyorum) yelkenin Türkiye’de gelişebilmesi için Türk Deniz Kuvvetleri ile Sümerbank işbirliğinde 150 Pirat yapılmış. 75’ini Deniz Kuvvetleri almış gerisi Türkiye’nin her yerine bedelsiz dağıtılmış. Estonia Yelken Federasyonu, 29er ve 49er sınıfını geliştirmek için büyük bir marka ile anlaşma yaptı. Tekneleri marka aldı ve kulüplerin kullanıma verdi. Sonrasındaki 2 yıl boyunca tekneleri yarı fiyatına almalarını sağladı. Macaristan, Hindistan, Hollanda da benzer projeler yaptılar sınıfları geliştirmek için. Birleşik Kırallık yıllardır Volvo ile proje yürütüyor. Çok uzağa bakmaya gerek yok yıllar önce ülkemizde yapılmış. Şu anda devletin bir spor dalı için bedelsiz ekipman dağıttığını düşünebiliyor musunuz? Çok zor. Önce yaklaşımın değişmesi lazım. Sonra insanların kendileri için bir şey yapabilecek refaha ulaşmaları lazım. Yoksa yapılan her şey şu anki gibi kısıtlı bir kitle dışında kimseye ulaşamaz.”

 

Emre Tazegül

Emre Tazegül

Benzer

Ahmet Eker’den Marmaris’e Övgü
Haberler

Ahmet Eker’den Marmaris ve Hakem Yönetimine Övgü

by Emre Tazegül
Şubat 10, 2026
Didim Büyüledi
Köşe Yazıları

Didim Büyüledi

by Sedat Yılmaz
Şubat 10, 2026
DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor!
Haberler

DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor!

by Emre Tazegül
Şubat 9, 2026
Next Post

TYF Başkan Adayı Prof. Dr. Kürşad Sertbaş

Önerilenler

Özel Teknelerde Zorunlu Emniyet Teçhizatı Açıklandı: Can Yeleği, Yangın Tüpü Ve Daha Fazlası Artık Şart

Özel Teknelerde Zorunlu Emniyet Teçhizatı Açıklandı: Can Yeleği, Yangın Tüpü Ve Daha Fazlası Artık Şart

Ocak 19, 2026
Amatör Denizcilikte Yeni Düzenleme: Geç Kalınmış Bir Temizlik

Amatör Denizcilikte Yeni Düzenleme: Geç Kalınmış Bir Temizlik

Ocak 22, 2026
Denizcilik Dünyasının Acı Kaybı:  Selim TEZMAN Vefat Etti

Denizcilik Dünyasının Acı Kaybı: Selim TEZMAN Vefat Etti

Ocak 17, 2026
MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

MIYC’te Rota 5555

Şubat 8, 2026

Instagram hesabımızı takip edin

  • DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor! 
Emre Tazegül/Sailing Times
“Biz yarışı daha başlamadan, hazırlık sürecinde kazanırız.”
Dünya tarihine adını kas gücüyle devriâlem yapan ilk insan olarak yazdıran efsanevi denizci Erden Eruç, çıtayı bu kez insan iradesinin en uç noktasına taşıyor. 15 Guinness Dünya Rekoru sahibi milli gururumuz, 2026 Golden Globe Race için palamarları çözmeye hazırlanırken rotasını da netleştirdi: Sıfır teknoloji, mutlak yalnızlık ve devasa bir irade!

Zamanın Durduğu Yer Golden Globe Race

Bu yarış, modern dünyanın konforuna ve dijitalleşmeye bir başkaldırı niteliğinde. Erden Eruç, 6 Eylül 2026’da Fransa’dan yola çıktığında akıllı telefonları, GPS cihazlarını ve dijital haritaları kıyıda bırakacak. Yaklaşık 300 gün sürecek bu epik yolculukta milli sporcumuz, yönünü 500 yıllık geleneksel yöntemlerle, sadece bir sekstant kullanarak yıldızlar ve güneş yardımıyla bulacak. 1976 yapımı “CLARA” isimli emektar yelkenlisi, bu amansız okyanus geçişinde onun tek yoldaşı olacak.

“Sailing” Hiç Bu Kadar Saf Olmamıştı

Hiçbir limana uğramadan ve kimseden fiziksel yardım almadan yapılacak bu dünya turu, yelkenciliğin “analog” altın çağını günümüze taşıyor. Şu an Fransa’da teknesini bu büyük sınava bizzat, elleriyle hazırlayan Eruç için bu süreç, sadece bir yarış değil; insanın rüzgarla ve kendi ruhuyla girdiği en saf hesaplaşma. Dijital sinyallerin sustuğu, sadece dalgaların ve rüzgarın konuştuğu o ıssız okyanuslarda Türk bayrağı bir kez daha dalgalanacak.

Vira Bismillah Erden Eruç! 2026’da tüm deniz tutkunlarının gözü ufukta, kalbi seninle olacak
  • Denizde “ilk 90 saniye” neyi ifade eder?

Yelken yarışlarında starttan hemen sonra geçen ilk 1–2 dakikalık bölüm,
yarışın yönünün belirlendiği en kritik zaman dilimlerinden biridir.

Bu bir kural değildir.

Ancak özellikle ORC / IRC gibi puanlama sistemlerinin kullanıldığı,
benzer performanslı teknelerin aynı gruplarda yarıştığı filolarda,
start sonrası doğru konumlanma belirleyici bir avantaj yaratır.
  • Yıllardır farklı yönetimlerde aktif görev alan Marmaris Yelken Kulübü Komodoru Erol Algül,
Marmaris Kış Trofesi’nin 2. ayağı itibarıyla görevinden ayrıldığını duyurdu.

Özellikle ORC’ye geçiş sürecinde kilit rol oynayan isimlerden biri olan Algül,
komodorluk görevinin yanı sıra kulüp bünyesindeki birçok projede de aktif ve belirleyici sorumluluklar üstlenmişti.

Ayrılığın gerekçesi resmi olarak net bir şekilde paylaşılmasa da,
Marmaris Kış Trofesi’ndeki sınıf ve gruplandırmalar konusunda yaşanan görüş ayrılıklarının
bu kararın alınmasında etkili olduğu kulislerde konuşuluyor. Emre Tazegül / Sailing Times
  • Atilla Gökova yazdı 

Marmaris Kış Trofesi’nin 2. ayağı; yeni ORC ratingleri, XR41 tartışmaları, Rota 5 kararları ve parkurda sertleşen rekabetle geride kaldı.
Ahmet Eker’in Cape 31 ile dönüşü, gruplar arası dengeler ve yaşanan çatışmalar bu ayağın öne çıkan başlıklarıydı.

Parkurun içinden, filtresiz bir değerlendirme…
Atilla Gökova’nın Marmaris notlarının tamamı web sitemizde.

Yazının tamamı için link bio’da

📷 @sailracing_media
  • Double Disqualification at the Mark Rounding in Marmaris Winter Trophy
@miyc_org @teamlinearossa @boreas_sailingteam 
On the first day of racing of the Marmaris Winter Trophy – Leg 2, an incident occurred between Beymetal – Team Linea Rossa and Boreas at the first mark rounding. Following the incident, the Protest Committee conducted a hearing and issued a disqualification for both boats.

According to the Protest Committee’s decision, Boreas was disqualified for breaking RRS 10 (On Opposite Tacks), having been sailing on port tack and failing to keep clear of Beymetal – Team Linea Rossa, which was sailing on starboard tack.

Beymetal – Team Linea Rossa, although the right-of-way boat, was found to have broken RRS 14 (Avoiding Contact). The Committee concluded that contact could reasonably have been avoided and that Beymetal – Team Linea Rossa did not take sufficient action to prevent the collision once it became clear that Boreas was not keeping clear.

The decision highlights that even a right-of-way boat is required to avoid contact when reasonably possible, and underscores the importance of correct rule application and timely maneuvers, particularly in congested mark roundings.
  • MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

Emre Tazegül/Sailing Times

2025 sezonunda Marmaris parkurunda yer almayan Ahmet Eker, yeni teknesi Cape31 “Eker Süzme”nin dümeninde iddialı bir dönüş yaparak grubunu birinci tamamladı. Ahmet Eker’in kendi teknesi olan ve üzerinde Eker kurumsal çalışanlarının yarıştığı Eker 40 ise haftayı ikinci sırada kapattı.
44 teknenin start aldığı 2. ayakta, Onur Tok önderliğindeki Linea Rossa

© 2026 Sailing Times. Tüm hakları saklıdır.

No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Köşe Yazıları
  • Haberler
  • Ana Sayfa
  • Videolar
  • Dergi
  • İletişim

© 2026 Sailing Times. Tüm hakları saklıdır.