• Latest
Atilla Gökova Sailing Times’ta

Yelken Sporunun Önemi

24/12/2024
Ahmet Eker’den Marmaris’e Övgü

Ahmet Eker’den Marmaris ve Hakem Yönetimine Övgü

10/02/2026
Didim Büyüledi

Didim Büyüledi

10/02/2026
DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor!

DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor!

09/02/2026
Marmaris’te Şok Ayrılık: Komodor Erol Algül Görevinden İstifa Etti

Marmaris’te Şok Ayrılık: Komodor Erol Algül Görevinden İstifa Etti

09/02/2026
MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

MIYC’te Rota 5555

08/02/2026
MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

08/02/2026
Ahmet Eker Marmaris’te lider başladı

Ahmet Eker Marmaris’te lider başladı

08/02/2026
Didim’de Yelken Heyecanı: 7’den 70’e Sahilde Büyük Coşku

Didim’de Yelken Heyecanı: 7’den 70’e Sahilde Büyük Coşku

08/02/2026
Didim’de Yelkenler Final İçin İndi: ILCA Türkiye Şampiyonası

Didim’de Yelkenler Final İçin İndi: ILCA Türkiye Şampiyonası

08/02/2026
Merhaba…

Merhaba…

02/02/2026
Bodrum Kış Trofesi’nde 2. Ayak Heyecanlı Başladı

Bodrum Kış Trofesi’nde 2. Ayak Heyecanlı Başladı

01/02/2026
2026 TYF Yelken Ligi 2. Ayak Türkiye Şampiyonası

2026 TYF Yelken Ligi 2. Ayak Türkiye Şampiyonası

30/01/2026
SailingTimes
  • Hakkımızda
  • Köşe Yazıları
  • Haberler
  • Ana Sayfa
  • Videolar
  • Dergi
  • İletişim
No Result
View All Result
SailingTimes
No Result
View All Result
Home Köşe Yazıları

Yelken Sporunun Önemi

Atilla Gökova by Atilla Gökova
Aralık 24, 2024
in Köşe Yazıları, Manşet
Atilla Gökova Sailing Times’ta
Share on FacebookShare on TwitterWhatsapp

Merhabalar, ben Atilla Gökova ve bu bize sunulan özgür platform Sailing Times’da ilk yazım. Öncelikle, aslında bir yazar olarak bu ilk deneyimim değil; öyle ki, yayınlanmış bir romanımın olmasının yanı sıra eğitim kitaplarımı da kendim yazdım bugüne dek. Bunu söylememin sebebi şu: Yazı, bir bilginin karşıya en doğru ve güzel yolla ulaşma biçimidir. Yazı kıymetlidir. Okumak, okunmak ve bu vakte değer olmak bir değerdir. Bu yüzden öncelikle bu yeni oluşumun büyümesini, ülke denizciliğine faydalı bir oluşum olarak kıymet görmesini diliyorum.

Yelken Yarışçılığının Ülke Denizciliğine Önemi

Pandemi döneminde, Barcelona’dan bir tekneyi Türkiye’ye getiriyordum kursiyerlerimle. Yolda dümen arızası yaşamış, 120 mil geri dönmüş ve dümenimizi tamir ettikten sonra yola tekrar koyulmuştuk. Islak ve yorgun bir şekilde Sardunya Adası’nın Cagliari şehrine ilerlerken, birden 30 deniz mili kala bir liman fark ettik. O kadar yorulmuştuk ki, sığınacak bir limandan başka bir derdimiz yoktu ve şehrin detayına bile bakmadan Teulada isimli küçük bir köyde bulunan basit bir marinaya kendimizi attık.

Her fırtınadan sonra olduğu gibi, tüm derdim sıcak bir çorba bulmaktı. Ancak gerçekten bu köy yerinde hiçbir şey yoktu. Butik bir pansiyonun açık olduğunu gördüm ve menüyü görünce hemen içeri daldım, ıslak yelken kıyafetlerimle. İçeri girdiğimde, aile işletmesi olan bu yerde tüm aile sobanın başına doluşmuş, şaraplarını ellerine almış, yüksek ses ve tezahüratla televizyon izliyordu. Beni ıslak gören yaşlı bir bey fırladı, hemen ceketimi aldı ve sandalyeyi gösterdi. Yanlarına oturdum; daha merhaba demeden önüme sıcacık bir sebze çorbası geldi. Denizci olduğumu anlamışlar ve beni sıcacık bir gülümsemeyle karşılamışlardı.

Neden biliyor musunuz? Çünkü o aile televizyonda futbol değil, America’s Cup elemelerinde İtalyan takımının yarışlarını izliyordu. Ben ise şaşkınlıkla bakakalmış ve onlara kendi yarış teknemin fotoğraflarını göstererek, yarı İngilizce yarı İtalyanca bir sohbete dalmıştım.

Tekneme dönerken içimde olan mutluluk ve hüzün harmanında, kendi ülkemde böyle bir görüntü ile ne zaman karşılaşacağım sorusunun cevabını düşündüm. Biraz buruldum açıkçası.

Spor branşları, bir ülkenin teknolojik gelişimi, çağdaşlığı ve medeniyet seviyesinin göstergesidir. Bu yüzden ben bir açık deniz yarışçısı olmadığım halde, Türkiye Turu Rekoru denememde rekorun önemini anlatmaya çok çabalamıştım. O anlatım değer buldu ve 13 gün 15 saat ile başlayan rekor denemeleri bugün kısa sürede 10 gün 20 saatlere kadar ilerledi. Daha iyileri de olacak elbet. Bu sebeplerle ben de sevgili Emre Tazegül’ün daveti ile ülkemizde yelken yarışlarını tarafsız ve dürüst bir şekilde kaleme almaya karar verdim. Şimdi konumuza gelelim.

Türkiye’de Yelken Filosunun Durumu

Türk yarış filosu, kim ne derse desin, son 5 yılda çok ivmelenerek gelişen, yenilenen ve uluslararası başarılar kazanmaya başlayan bir filo haline geldi. 2007-2010 yılları arasında parkurda yarışırken gördüğümüz hızlı tekneler, bugün artık neredeyse emekli durumunda. Peki, filoda neler mi var? Neler yok ki!

Bernard Arkas’ın camiaya verdiği yüksek destek ve Serhat Altay ile Tolga Yağlı’nın yıllarca süren istikrarlı çalışmaları sayesinde, filoda artık bir TP52 var. O teknenin ülkemize gelişinin hemen akabinde, Vedat Tezman’ın Oğuz Ayan dümenciliğindeki TP52’si parkurda sağlam bir rakip olarak yarışmaya başladı. Bu sayede, yıllardır parkurda rakipsiz olan Farr 55 Orient Express ise artık daha rekabetçi ve keyifli bir takip unsuru haline geldi.

Bu teknelerin varlığı çok önemli çünkü bu teknelerin üzerinde yetişen ve öğrenen gençler, yıllar sonra uluslararası önemli yarışlarda başarı getirecek.

Şu anda tüm filo, başlayacak trofelere hazırlanıyor. İstanbul filosu TAYK ve İYK trofelerine hazırlanırken, Güney filosu ise EAYK, BAYK ve MIYC trofelerine odaklanıyor. 2025 yılı ise çok farklı bir yıl olacak çünkü Ege filosu, çok idealist bir kararla yılların geleneği olan IRC sisteminden çıkarak ORC sistemine geçiş yaptı.

Peki, bu sistem farklılıkları yarışçılara ne getirecek?

Yarışçı Gözünden

Ben bu yıl Marmaris ve Bodrum trofelerinde Atiye teknemiz ile yarışacağım ve oldukça yoğun bir hazırlık dönemi yaşıyoruz. ORC sistemine geçiş, yarışanlar açısından benim adıma oldukça olumlu, ancak çok dikkat edilmesi gereken bir süreç.

IRC handicap sistemi, daha basit bir sistem üzerine kurulmuştu. Temelinde su hattı boylarından yola çıkarak deplasman, balast oranları ve yelken alanları gibi temel ilkelerle tekneleri kısmen eşitleyen bir sistem. Ancak bu sistemde adil olmayan bazı noktalar vardı. Örneğin, bazı marka tekneler lüzumundan fazla avantajlı olabiliyor, coğrafi rotalarda puanlama eşitlemesi yapılamıyordu.

ORC ise bambaşka bir sistem. Her teknenin niteliklerine göre kendi polar diyagramını kullanarak, ekibin önce kendisiyle yarışmasını sağlıyor. Teknenin tüm yelkenleri, karakteristik avantaj ve dezavantajları hesaplanarak oluşturulan, çok daha adil bir sistem. Ancak, yarışı organize edenler için biraz daha fazla uğraş gerektirmesi de bir detay.

Her şamandırada rüzgar ölçümleri yapılması ve zamanların alınması, yarışçılar adına harika olacak. Çünkü özellikle coğrafi parkurlarda IRC sisteminin eşitleme hatalarını telafi eden bir sistem ORC. Bu sistem değişikliğinden en çok geniş karınlı, yarı deplasman tekneleri mutlu olacak, orası kesin. Ancak kimse kusura bakmasın; kendi polar diyagramını tutmadan, bir yarışı tesadüfen kazanma dönemi artık sona eriyor.

IRC’de bulunan band aralıkları tartışmasına da bir çare getiren ORC sisteminde, genel (overall) kupalar çok daha adil şekilde yapılandırılacak. İnanın bana, 2025’te kürsüde görmeye alışık olduğumuz bazı tekneler artık çok zorlanmaya başlayacaklar. Çünkü artık sadece rakibinle değil, kendinle yarışmaya zorlayan bir sisteme geçiyoruz.

Bir diğer avantajı ise, ORC’nin daha ucuz olması ve tüm rakiplerin birbirlerinin spesifikasyonlarını görebilmesi. Bu anlamda, organizasyonların başına bela olan ölçü protestoları azalacak. Çünkü açık veri sayesinde hile yapma ihtimali oldukça azalıyor. Ayrıca, her yarışta sertifika değiştirebilmek ve o haftanın hava raporuna göre yelken seçmek, yarışı sadece denizde değil, karada stratejik kararlar almayı da gerektirerek yarış seviyesini yukarı çekecek.

Bu anlamda, ben bir yarışçı olarak ORC’ye geçişten memnun olan grup içerisindeyim. Ancak bu geçiş daha farklı bir şekilde yapılabilir miydi?

Kulüpler Birbirlerini Daha Çok Kollamalı

Yelken kulüpleri arasında rekabet olması güzel, ancak bu rekabet organizasyonları kötülemek ya da tarihleri çakıştırmak yerine, kaliteli yarışlar düzenlemek üzerine kurulmalı. Ege kulüplerinin bir araya gelerek ORC sistemine geçiş kararı aldıkları aşikâr.

Peki bu durumda, ülkemizin en köklü kulüplerinden ve önemli yarışlarından bazılarını organize eden TAYK, maddi ve manevi zarar almayacak mı? Kesinlikle alacak. Peki, bu büyük değişiklik, bu köklü kulübe daha az zarar verecek şekilde yapılamaz mıydı? Kesinlikle yapılabilirdi. Bu konuya zaman geçtikçe doğru bilgiye ulaşarak tekrar değineceğim.

ORC sisteminde bana göre bazı kulüplerin eski alışkanlıklarından vazgeçmesi gerekiyor. Peki nedir bunlar? Açıkça yazacağım:

Yarışan hiçbir yarışçı coğrafi rotadan keyif almıyor!

Apaz-apaz git-gel parkurlar, “Bir adayı dön, geri gel, ben günü kurtarayım” tarzı organizasyonlar, adaleti bozduğu gibi aldığımız keyfi de çok azaltıyor. Brifingler düzenlenerek, orsa-pupa yarışlarına ağırlık verileceği, fazla geri çağırma ya da hava durumu nedeniyle yarış iptallerinin yaşanabileceği bilgisi filo ile paylaşılmalı. Daha fazla orsa-pupa parkurlu kış trofelerine geri dönmemiz gerekiyor.

Çünkü parkurları basitleştirmek, gelişimin önünü kapadığı gibi yarışlara katılan yüksek kaliteli tekne ve ekiplerin sayısının azalmasına sebep oluyor. Hele ki ORC sisteminde bu alışkanlık terk edilmezse, filonun mutsuz olacağı açık. Destek gruplarının ORC filosundan tamamen ayrılması ve bir yıldan fazla kimsenin destekte yarışmaması gerektiğini de eklemem gerekiyor.

Son olarak

Bu yıl kış trofelerinin 1. Ayaklarından sonra görüşmek üzere!

Yüzünüzden yel, teninizden tuz eksik olmasın.

Atilla Gökova

Atilla Gökova

Benzer

Ahmet Eker’den Marmaris’e Övgü
Haberler

Ahmet Eker’den Marmaris ve Hakem Yönetimine Övgü

by Emre Tazegül
Şubat 10, 2026
Didim Büyüledi
Köşe Yazıları

Didim Büyüledi

by Sedat Yılmaz
Şubat 10, 2026
DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor!
Haberler

DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor!

by Emre Tazegül
Şubat 9, 2026
Next Post
EAYK’tan Yılbaşı Galası

EAYK’tan Yılbaşı Galası

Önerilenler

Özel Teknelerde Zorunlu Emniyet Teçhizatı Açıklandı: Can Yeleği, Yangın Tüpü Ve Daha Fazlası Artık Şart

Özel Teknelerde Zorunlu Emniyet Teçhizatı Açıklandı: Can Yeleği, Yangın Tüpü Ve Daha Fazlası Artık Şart

Ocak 19, 2026
Amatör Denizcilikte Yeni Düzenleme: Geç Kalınmış Bir Temizlik

Amatör Denizcilikte Yeni Düzenleme: Geç Kalınmış Bir Temizlik

Ocak 22, 2026
Denizcilik Dünyasının Acı Kaybı:  Selim TEZMAN Vefat Etti

Denizcilik Dünyasının Acı Kaybı: Selim TEZMAN Vefat Etti

Ocak 17, 2026
MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

MIYC’te Rota 5555

Şubat 8, 2026

Instagram hesabımızı takip edin

  • DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor! 
Emre Tazegül/Sailing Times
“Biz yarışı daha başlamadan, hazırlık sürecinde kazanırız.”
Dünya tarihine adını kas gücüyle devriâlem yapan ilk insan olarak yazdıran efsanevi denizci Erden Eruç, çıtayı bu kez insan iradesinin en uç noktasına taşıyor. 15 Guinness Dünya Rekoru sahibi milli gururumuz, 2026 Golden Globe Race için palamarları çözmeye hazırlanırken rotasını da netleştirdi: Sıfır teknoloji, mutlak yalnızlık ve devasa bir irade!

Zamanın Durduğu Yer Golden Globe Race

Bu yarış, modern dünyanın konforuna ve dijitalleşmeye bir başkaldırı niteliğinde. Erden Eruç, 6 Eylül 2026’da Fransa’dan yola çıktığında akıllı telefonları, GPS cihazlarını ve dijital haritaları kıyıda bırakacak. Yaklaşık 300 gün sürecek bu epik yolculukta milli sporcumuz, yönünü 500 yıllık geleneksel yöntemlerle, sadece bir sekstant kullanarak yıldızlar ve güneş yardımıyla bulacak. 1976 yapımı “CLARA” isimli emektar yelkenlisi, bu amansız okyanus geçişinde onun tek yoldaşı olacak.

“Sailing” Hiç Bu Kadar Saf Olmamıştı

Hiçbir limana uğramadan ve kimseden fiziksel yardım almadan yapılacak bu dünya turu, yelkenciliğin “analog” altın çağını günümüze taşıyor. Şu an Fransa’da teknesini bu büyük sınava bizzat, elleriyle hazırlayan Eruç için bu süreç, sadece bir yarış değil; insanın rüzgarla ve kendi ruhuyla girdiği en saf hesaplaşma. Dijital sinyallerin sustuğu, sadece dalgaların ve rüzgarın konuştuğu o ıssız okyanuslarda Türk bayrağı bir kez daha dalgalanacak.

Vira Bismillah Erden Eruç! 2026’da tüm deniz tutkunlarının gözü ufukta, kalbi seninle olacak
  • Denizde “ilk 90 saniye” neyi ifade eder?

Yelken yarışlarında starttan hemen sonra geçen ilk 1–2 dakikalık bölüm,
yarışın yönünün belirlendiği en kritik zaman dilimlerinden biridir.

Bu bir kural değildir.

Ancak özellikle ORC / IRC gibi puanlama sistemlerinin kullanıldığı,
benzer performanslı teknelerin aynı gruplarda yarıştığı filolarda,
start sonrası doğru konumlanma belirleyici bir avantaj yaratır.
  • Yıllardır farklı yönetimlerde aktif görev alan Marmaris Yelken Kulübü Komodoru Erol Algül,
Marmaris Kış Trofesi’nin 2. ayağı itibarıyla görevinden ayrıldığını duyurdu.

Özellikle ORC’ye geçiş sürecinde kilit rol oynayan isimlerden biri olan Algül,
komodorluk görevinin yanı sıra kulüp bünyesindeki birçok projede de aktif ve belirleyici sorumluluklar üstlenmişti.

Ayrılığın gerekçesi resmi olarak net bir şekilde paylaşılmasa da,
Marmaris Kış Trofesi’ndeki sınıf ve gruplandırmalar konusunda yaşanan görüş ayrılıklarının
bu kararın alınmasında etkili olduğu kulislerde konuşuluyor. Emre Tazegül / Sailing Times
  • Atilla Gökova yazdı 

Marmaris Kış Trofesi’nin 2. ayağı; yeni ORC ratingleri, XR41 tartışmaları, Rota 5 kararları ve parkurda sertleşen rekabetle geride kaldı.
Ahmet Eker’in Cape 31 ile dönüşü, gruplar arası dengeler ve yaşanan çatışmalar bu ayağın öne çıkan başlıklarıydı.

Parkurun içinden, filtresiz bir değerlendirme…
Atilla Gökova’nın Marmaris notlarının tamamı web sitemizde.

Yazının tamamı için link bio’da

📷 @sailracing_media
  • Double Disqualification at the Mark Rounding in Marmaris Winter Trophy
@miyc_org @teamlinearossa @boreas_sailingteam 
On the first day of racing of the Marmaris Winter Trophy – Leg 2, an incident occurred between Beymetal – Team Linea Rossa and Boreas at the first mark rounding. Following the incident, the Protest Committee conducted a hearing and issued a disqualification for both boats.

According to the Protest Committee’s decision, Boreas was disqualified for breaking RRS 10 (On Opposite Tacks), having been sailing on port tack and failing to keep clear of Beymetal – Team Linea Rossa, which was sailing on starboard tack.

Beymetal – Team Linea Rossa, although the right-of-way boat, was found to have broken RRS 14 (Avoiding Contact). The Committee concluded that contact could reasonably have been avoided and that Beymetal – Team Linea Rossa did not take sufficient action to prevent the collision once it became clear that Boreas was not keeping clear.

The decision highlights that even a right-of-way boat is required to avoid contact when reasonably possible, and underscores the importance of correct rule application and timely maneuvers, particularly in congested mark roundings.
  • MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

Emre Tazegül/Sailing Times

2025 sezonunda Marmaris parkurunda yer almayan Ahmet Eker, yeni teknesi Cape31 “Eker Süzme”nin dümeninde iddialı bir dönüş yaparak grubunu birinci tamamladı. Ahmet Eker’in kendi teknesi olan ve üzerinde Eker kurumsal çalışanlarının yarıştığı Eker 40 ise haftayı ikinci sırada kapattı.
44 teknenin start aldığı 2. ayakta, Onur Tok önderliğindeki Linea Rossa

© 2026 Sailing Times. Tüm hakları saklıdır.

No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Köşe Yazıları
  • Haberler
  • Ana Sayfa
  • Videolar
  • Dergi
  • İletişim

© 2026 Sailing Times. Tüm hakları saklıdır.