Göcek kış Trofesi’nin ilk ayağında katılımın 3 tekneye kadar düşmesi sonrasında Göcek Yat Kulübü olağan genel kurulunu gerçekleştirdi. Yapılan seçimle başkanlığa Serhat Ayan gelirken, genç ve dinamik bir ekip oluşturuldu. Komodorluk görevine ise açık deniz yarışçısı Caner Akdol atandı. Kulüp yapısındaki bu gençleşme hamlesi açıkçası beni oldukça sevindirdi; zira sürdürülebilirlik için en kritik unsur dinamizm.
Yeni yönetim göreve gelir gelmez Setur Marinaları’nın desteğiyle 15 teknelik filonun ücretsiz konaklayabileceği bir anlaşma yaptı. Bu hamle anında pozitif etki yarattı. İlk ayakta 3 tekneye düşen Göcek Kış Trofesi’nde ikinci ayakta katılım 10 tekneye yükseldi. Setur marinalarının bu destepi çok önemli . Keza her yeni yarışçı özellikle Göcek esnafının zor kışında bir destek.
TAYK desteği, robot şamandıra sistemi ve kolay algılanabilir rota tasarımlarıyla organizasyon oldukça profesyonel. Hafta sonu hem teknik hem sosyal anlamda son derece tatmin edici olmakla birlikte alınan keyif had saffada
Göcek’in Ana Konsantrasyonu: Gençler
Göcek Yelken Kulübü’nün odağında gençler ve çocuklar var. Kulübün 23 kişilik Optimist ve 4 kişilik Laser sporcusu bulunuyor. Kış Trofesi’nin temel amacı da aslında bu genç sporcuların gelişimine katkı sağlayacak gelir modelini oluşturmak. Buna rağmen katılım ücretleri Ege ‘ nin diğer yarışlarından düşük. Çünkü kulübün felsefesi para kazanmak değil , sürdürülebilir bir sportif başarı sağlamak.
Üç ayaklı trofese minimal ama işlevsel bir yapı planlanmış. Katılımcılar kolay anlaşılır parkurlarda keyifli bir hafta sonu geçirirken aynı zamanda yarış disiplini deneyimliyor. Tekne sayısı henüz yüksek olmasa da Göcek sularında dostane bir atmosfer hakim. Parkur üzerinde birçok bölgede alışık olduğumuz gereksiz stres ve agresyon burada yok.
Yarıştık, rica ile yol istedik, finiş sonrası denizcilik sohbetleri eşliğinde günü tamamladık. Bu dengeye gerçekten ihtiyaç var. Çünkü bazı bölgelerde yarış hırsı artık deneyimden daha baskın hale gelmiş durumda. Oysa Göcek, yarışçılığa yeni başlayanlar için doğru dozda rekabet sunuyor.
IRC’yi Özlemişiz
Kulüp IRC sistemiyle devam ediyor ve organizasyon mekanizması oturmuş durumda. Start saatinde düdük çalıyor, süreç sistematik şekilde ilerliyor. Bu konforun arkasında Can Giray’ın yıllara dayanan tecrübesi ce Tayk ekibi var.
ORC yarışlarında, özellikle PCS konseptinde, en temiz havaya kaçıp teknenizin polar curve datasına göre hız üretmeniz gerekir. Rakibinizle doğrudan oyalanmak çoğu zaman verimsizdir.
IRC time-on-time sisteminde ise durum farklıdır. Rakibinizle taktik savaşına girebilir, onu domine etmeye çalışabilirsiniz. Çünkü parkurda geçirilen mutlak süre değil, rakibe karşı kazanılan zaman farkı belirleyicidir.
Bu da finiş düdüğü çaldığında sonucun neredeyse netleşmesini sağlar. “Rüzgarı kaç ölçtüler?” belirsizliği yoktur. Sürekli modifikasyon ve ekipman stresine gerek kalmaz. Ekonomik ve operasyonel açıdan daha yönetilebilir bir sistemdir. Sistemle değil, rakiple yarıştığınızı hissedersiniz.
İki sistemi de sevsem de özellikle Çeşme ve Ayvalık gibi bölgelerde IRC’nin daha pratik ve sürdürülebilir olduğunu düşünüyorum. Ben her iki sistemde de yarışma kararı alarak IRC belgemi yeniledim. Ancak tüm sezon sertifikası almak istemeyenler için 50 Euro’luk IRC Go seçeneği de mevcut. Yapı olarak ORC Club’a benzer; daha sade ve hızlı bir çözüm sunuyor.
Flyer’da Misafirlik
Bu ayakta, ekibimin iş yoğunluğu nedeniyle Tora Kutoğlu’nun Flyer teknesinde misafir oldum. Genç meslektaşımın konu hakimiyeti, anlatıcılığı ve öğretme hevesi gerçekten etkileyici. Yarışçılığı öğrenmek isteyenler için doğru bir adres olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Yaşının çok üzerinde bir deneyimle pırıl pırıl yarışıyor. Zaten kıymetlimizdir; teknesinde yarışmak benim için ayrı bir keyifti.
Stressiz, keyifli bir hafta sonu geçirdik. Göcek, sanki birkaç gün önce yaşanan fırtınayı hiç görmemiş gibi mükemmel bir hava sundu. T-shirt ile yarıştık. Coğrafya muazzam, organizasyon oturmuş, kulüpte stres katsayısı sıfır. Tam anlamıyla kısa bir deniz tatiline dönüştü trofenin ikinci ayağı.
3. Ayak: 7–8 Mart
Üçüncü ayak 7–8 Mart tarihlerinde düzenlenecek. Ben de bu yarışa Atiye ile eğitim amaçlı katılıyor olacağım. Atiye ve Flyer’ın güvertesi, seviye gözetmeksizin bu deneyimi yaşamak isteyen amatör yarışçı adaylarına açık.
Bir sonraki ayakta görüşmek üzere.
Yüzünüzden yel, teninizden tuz eksik olmasın.



























