• Latest
Katılım Az Değil, Cesur Yürekler Az…

Katılım Az Değil, Cesur Yürekler Az…

21/07/2025
Amatör Denizcilikte Yeni Düzenleme: Geç Kalınmış Bir Temizlik

Amatör Denizcilikte Yeni Düzenleme: Geç Kalınmış Bir Temizlik

22/01/2026
Eğitimden Teknolojiye Yelken Dünyasında Yeni Güç Birliği: SailHub

Eğitimden Teknolojiye Yelken Dünyasında Yeni Güç Birliği: SailHub

21/01/2026
Foça’da Dünya Şampiyonası Heyecanı: Spor Turizmi Ege’de 12 Aya Yayılıyor

Foça’da Dünya Şampiyonası Heyecanı: Spor Turizmi Ege’de 12 Aya Yayılıyor

21/01/2026
Özel Teknelerde Zorunlu Emniyet Teçhizatı Açıklandı: Can Yeleği, Yangın Tüpü Ve Daha Fazlası Artık Şart

Özel Teknelerde Zorunlu Emniyet Teçhizatı Açıklandı: Can Yeleği, Yangın Tüpü Ve Daha Fazlası Artık Şart

19/01/2026
“ŞAKA DEĞİL GERÇEK: METRE BAŞINA 2.500 TL CEZA KESİLECEK! HATASI OLANA ACIMA YOK, SERVET ÖDEYECEKSİNİZ!”

“ŞAKA DEĞİL GERÇEK: METRE BAŞINA 2.500 TL CEZA KESİLECEK! HATASI OLANA ACIMA YOK, SERVET ÖDEYECEKSİNİZ!”

18/01/2026
Ege ‘ nin rekabet incisi , Marmaris kış trofesi / Atilla Gökova Yazdı

Ege ‘ nin rekabet incisi , Marmaris kış trofesi / Atilla Gökova Yazdı

18/01/2026
Perth (Fremantle) etabının şampiyonu: Emirates Great Britain

Perth (Fremantle) etabının şampiyonu: Emirates Great Britain

18/01/2026
ARGO, 2026 RORC TRANSATLANTIC YARIŞI’NI İLK SIRADA TAMAMLADI

Argo, Zoulou ile Girdiği Sert Düelloda Yeni Çok Gövdeli Tekne Yarış Rekoru Kırdı

18/01/2026
Denizcilik Dünyasının Acı Kaybı:  Selim TEZMAN Vefat Etti

Denizcilik Dünyasının Acı Kaybı: Selim TEZMAN Vefat Etti

17/01/2026
SAILGP PERTH SEZONU OLAYLI BİR KAZAYLA BAŞLADI!  

SAILGP PERTH SEZONU OLAYLI BİR KAZAYLA BAŞLADI!  

17/01/2026
MIYC 2026 Yarış Programını Basın Toplantısıyla Açıkladı

MIYC 2026 Yarış Programını Basın Toplantısıyla Açıkladı

16/01/2026
ARGO, 2026 RORC TRANSATLANTIC YARIŞI’NI İLK SIRADA TAMAMLADI

ARGO, 2026 RORC TRANSATLANTIC YARIŞI’NI İLK SIRADA TAMAMLADI

16/01/2026
SailingTimes
  • Hakkımızda
  • Köşe Yazıları
  • Haberler
  • Ana Sayfa
  • Videolar
  • Dergi
  • İletişim
No Result
View All Result
SailingTimes
No Result
View All Result
Home Köşe Yazıları

Katılım Az Değil, Cesur Yürekler Az…

Atilla Gökova by Atilla Gökova
Temmuz 21, 2025
in Köşe Yazıları, Manşet
Katılım Az Değil, Cesur Yürekler Az…
Share on FacebookShare on TwitterWhatsapp

Beklenen gün geldi ve 54. Deniz Kuvvetleri Kupası sona erdi. Ben ilk defa yarışçı olarak değil yarış organizasyonun içinde yarışın resmi sesi olarak elimden geldiğince bir şeyler yapmaya çalıştım. Parkurda bulunan birçok tekne dostlarım, hepsi ile uzun uzun sohbetler kısa kısa röportajlar yaptım. Bu yıl Emirgan’dan start alacak olan Deniz Kuvvetleri Kupası, 555 deniz millik durmaksızın bir parkurda ikinci kez gerçekleşecek ve bu yıl Rhodes Adası’nın kuzey hattı geçişte serbest olacaktı.

Yarışın başında incelediğimiz hava raporları tam tadında yeteri kadar kuvvetli hakim poyrazın filonun hızla ilerlemesine sebep olacağı yönündeydi. Sadece Çanakkale Boğazı girişi ve Rhodes Adası etrafında bir hafif hava dur kalklara, düşen rüzgara sebebiyet verecek gibi duruyordu, nitekim de öyle oldu. Ancak majör derece değişikliğine sebep olmayacak olan bu farklılıklar yarışa oldukça heyecan kattı.

Bu yıl Deniz Kuvvetleri Kupası’nda IRC 0 grubu ve IRC 1 grubunda yakın bant aralıkları ile çok yüksek bir rekabet vardı. Yeni açılan ve maalesef son dakika değişikleri ile 1 tekne ile start alan Maxi sınıfında ise teknesini yeni satın alan Oytun Çalışlar J&V 56 model teknesi ve 1320 Tcc değeri ile yarışıyordu. Eğer kayıt listesinde olan diğer 1300 Tcc değeri olan yatlar da katılsa bu yıl Maxi sınıfı çok heyecan katacaktı ancak Mersin Yelken Akademisi’nin varlığı İRC 0 grubunda yarışan ve yarışı bu grupta kazanan tekne olan Beymetal Team Linea Rossa ekibi ile gövde gövdeye kıyasıya seyirleri bize harika bir seyir zevki yaşattı.

Bu yıl 54.’sü düzenlenen bu tarihsel yarışın son bir kaç yıldır kabuk değiştirdiği, rotasının uzadığı ve arada stoplar yapılarak değil durmaksızın bir yarışa dönüşmesi filoda fikir ayrılıklarına sebep olsa da böylesine zorlu bir parkura katılan 27 tekne arasında Rus ve Hırvat ekipler 11 teknelik bir misafir filo oluşturdular ve bu yıl Deniz Kuvvetleri Kupası overall büyük kupası ilk defa ülke dışına çıktı.

Genel overall birincisi İgor Rytov önderliğindeki Bogatry teknesine gitti. Bu kupayı bir Rus ekibinin kazanması Americas Cup’ın Yeni Avustralyalılar geçmesi edasında hisler yaratsa da bizim de filo olarak tekne seçimlerimize yeni bir bakış açısı kazandırdığı da aşikar. Overall kazanan teknesi bir Jpk 10.80. Teknenin teknik özelliklerine ve duruşuna baktığınızda bir A35’ten ya da bir mat1070’ten daha hızlı ya da agresif durmayan mütevazı bir tekne. Ancak teknenin üzerinde yıllardır birlikte yarışan bir ekip deneyimli olimpik sporcularla donatılınca harika bir iş çıkararak overall liderliğini layığı ile almayı başardılar. Hal böyle olunca birçok insanın bilmediği bir model olan Jpk hemen mercek altına düştü. Ancak maharet teknede değil aslında ekibindeydi.

Yarışa damga vuran isim ise Onur Tok dümenciliğinde bulunan Beymetal teknesi oldu. Starttan çıktıktan sonra ilk saat içinde Marmara Denizi’nde liderliğe oturan Linea Rossa ekibinin performansı ve azmi takdire şayan şekilde ilerledi. Gövde gövdeye Mersin Yelken Akademisi teknesiyle 50 saat boyunca liderliği kimseye bırakmayan Beymetal, Rhodes Adası’na vardıklarında rotaları önce güney tarafına iniyor gibi bir intiba vererek Khalki Adası’na kadar Mersin Yelken Akademisi ile seyrettiler. Tam iki tekne de güneyi tercih edecek derken Khalki Adası’na doğru attıkları kavança ile Beymetal, Rhodes Adası’nın kuzey yakasına karar verdi. Ancak Mersin Yelken Akademisi güneyde kalmayı tercih ederek filonun öncü tekneleri olarak arkadan gelen filoya iki seçeneğin arasında karar kılmak noktasında tam olarak rehber oldular.

Adanın yarısına kadar şartlar eşit gibi duruyordu ancak Lindos Koyu açıklarında Mersin Yelken Akademisi dururken, Mandrıkon koylarına yapışan Beymetal hiç durmadan Mandrake Limanı’na doğru rota tuttu. Hafif ama stabil bir rüzgarı çok iyi değerlendirerek Rhodes Adası’nı dümen sularında bıraktıklarında bir rekorun geleceğini anlamıştım. Eğer finiş hattının önlerinde kalan hava olmasa 60 saatin altında yarışı bitirebileceklerdi ancak dış göbün önlerinde kalmaya başlayan hava bitiriş hattına sadece 8 mil kala bu harika performansı çıkaran Beymetal ekibine zorlu anlar yaşattı. Yine de 61 saat 30 dakika gibi rekor bir sürede 555 millik yarışta finiş vererek, bu 61 saat boyunca ortalama süratlerini 9 knot üzerinde tutmayı başardılar ve IRC 0’da şampiyonluğa sahip oldular.

YARIŞIN ENLERİ

En Hızlı Tekne

Tartışmasız Onur Tok dümenciliğindeki Beymetal‘di. Tahminimce bir kaç yıl bu parkurda bu süre aşılmaz. Stabilite ve hırs öğretisi gibiydiler. Bir mat 11.80 ne kadar gidebiliyor o kadar gidebildi.

En Kurnaz Kaptan

Tüm yarış boyunca sadece doğru yerde olmayı başaran ve IRC’ye ne kadar hakim olduğunu belli eden Andrev Arbuzov’du. Yaşlı kurt hala çok iyi.

En İnatçı Tekne

Tora Kutoğlu çok yetenekli bir genç, bir başka büyücü Targan Hazarhun ise inadıyla meşhur bir savaşçı. 4 balon kaybedip bir deplasman yarış teknesiyle inatla genoa ile bile olsa finiş hattına çok iyi bir sürede gelmeyi başardılar.

En Farklı Strateji

Kesinlikle Wizard… Herkes Anya’ya o Konya’ya ama demek ki doğru bir şeyler yapmışlar ki overallda 3.’lüğe oturmayı başardılar.

En Deli Tekne

Oytun Çalışlar tabi ki! Yeni teknesinden aldığı keyif uzaktan bile belli olan Mersin Yelken Akademisi ülkenin ilk maxi sınıfı teknesi olarak Rhodes’un güney rotasını tercih eden 2 teknenin ilki oldu. Mersin Yelken Akademisi’nin varlığı bence bu kırgın Aşşa Yarışı’nda çok önemliydi.

En Eğlenceli Tekne

Tartışmasız Looping… Tanıtım videolarında bile enerjileri ekranın dışına taşan matrak ekip en küçük teknelerden biri olarak yarışı başarıyla bitirdi.

En Heyecanlı An

Beymetal ve Mersin Yelken Akademisi’nin Rhodes kanalında aniden ayrılması ve adanın iki tarafının da parkurda kullanılması.

En Şanssız Tekne

Dho Arriva bu yıl yarışın ilk 40 saatinde gösterdiği performans ile acaba Deniz Kuvvetleri Kupası, Deniz Harp Okulu’na mı gidiyor dedirtti ve bu heyecanlı anlar İkaria Adası’nın güneyinde durmalarıyla bize korkulu anlar yaşattı. Neyse ki sağlık problemi yoktu ancak ardı ardına kaybettikleri iki balonları ile filo liderlerinden kopmuşlardı. Yine de savaşa devam ederek Frogfoot ( Ker 40 ) Magic Twelfe gibi iddialı Rus teknelerini geride bırakarak IRC 0’da 3. olmayı başardılar.

En Stabil Tekne

Arkas Bluemoon… Filonun tek kadın dümencisinin ellerinde genç bir ekip ile yarışa değer katan Arkas ekibi odaklarını, hızlarını ve konsantrasyonlarını hiç bozmadan hep doğru yerdeydiler. Bir kaç rüzgar oyunu dışında süratlerini hep korumayı başararak IRC 0 grubunu 2. olarak tamamladılar.

En Büyük Atak

IRC 1 grubunda devamlı değişkenlik gösteren podyum tam her şey bitti derken Rhodes Adası’ndan sonra Beymen Club Sailing Team’in Atlas teknesinin yaptığı büyük atak ile onları IRC 1’de podyum kotasına taşımayı başararak 3. kupasını kazanmalarına sebep oldu.

TARİHSEL YARIŞIN SANCILI KABUK DEĞİŞİMİ

Deniz Kuvvetleri Kupası’nın, nam-ı diğer lakabı da Aşşa Yarışı. Bu tanımı hepimiz de çok severiz. 54 yıl önce düzenlenmeye başlandığında aslında İstanbul’da yaşayan seçkin denizcilerin güneye inmek için daha eğlenceli ve güvenli bir yol olan regatta tadında başlıyor. 1971 yılında ise Türkiye Açık Deniz Yelken Kulübü kuruluyor ve İstanbul’da yarışan yatların uzun rota hayalleri ile farklı etaplarda başlayan yarış; Erdek, Çeşme, Kuşadası, Bodrum, derken en sonunda bugün Göcek sularına kadar inen bir Offshore yarışa evriliyor.

90’lar ve 2000’ler ise en şaşalı dönemleri. Neredeyse 100 tekneye yaklaşan yarış filosunda artık eski one tonnerların yerini yavaş yavaş Farr 40’lar, Farr 30’lar, x yachtlar yerini almaya başlıyor ve yarış bir regattadan çok kazanılması önemli bir yarış haline geliyor. Ancak yine  de açık deniz yarışı niteliğini genellikle taşımıyor, boğazdan çıkan yatlar genelde Bozcaada’da ilk finişi alıyor, sonrasında Çeşme’de 2. yarış bitiyor. Bazı yıllar adı Doğu Ege Yelken Haftası’na evriliyor Çeşme ya da bazı Seferihisar Deniz Kuvvetleri Kupası Yarışı’na, devamında Güney Ege’ye iniş ise ayrı bir yarış olarak değerlendiriliyor. Tüm bunlar yarış tekneleri her ne kadar ciddileşse de filo gelişmeye ve hızlanmaya başlasa da aslında bir regatta formatında.

Yıllar geçiyor, yarış defalarca format değiştiriyor. Bu tabii en çok konuşulan konulardan, TAYK köklü bir kulüp, kalabalık ancak bir türlü Deniz Kuvvetleri Kupası sabit bir rotaya oturmuyor. Farklı fikirler vardı ve bu fikirler genellikle…

  • Yarış Bozcaada stop olsun onlar hem sosyalleşsin hem de kurumsalda çalışan ekipler daha fazla iştirak edebilsin, Bodrum’da bitsin.
  • Direk Bodrum’a geçilsin zorlayıcı olsun, uzun olsun

Bu iki alternatif de deneniyor ancak filonun geneli yine mutlu değil ve son 1-2 yılda özellikle orsa da olmalı bu bir açık deniz yarışına dönüşmeli fikri ile geçen yıl ilk defa denenmek üzere yarış Emirgan’dan start alıyor ve Rhodes’un güneyinden geçerek Göcek’te noktalanıyor. Tam 555 deniz mili!

Ancak filo yine mutlu değil, Rhodes’un arkası kalıyor, yüksek ratingli teknelerin kazanma şansı yok deniyor ve 54. yılda Rhodes Adası’nın kuzeyi serbest bırakılıyor ve ne oluyor biliyor musunuz?

Filo yine mutlu değil…

Bu yıl yarışanların geneli her şeyden mutlu ancak her şeyden şikayet eden filonun diğer tekneleri ise yarışta zaten yok!

Neymiş yarışta yeteri kadar orsa yokmuş, neymiş bu da açık deniz yarışı değilmiş. Hayır bu şikayeti yapanlarda bizim zamanımızda şöyleydi, bizim zamanımızda böyleydi derken atı alan Üsküdarı geçiyor ve ülkemizin en tarihsel yarışı Deniz Kuvvetleri Kupası genel overall sonuçları ise:

  1. Bogatry ( Rus )
  2. Coriure de Core ( Rus )
  3. Wizard ( Rus)

Yarışa katılanlar mutlu, eski yarışmayanlar sitemkar ve TAYK filosunda yarışan önemli teknelerimiz bu yarışa iştirak etse overall sonuçlarının değişeceği de aşikar. Bence en can alıcı ve düşündürücü olay ise yarışın ana sponsorunun yarış teknesinin kendi yarışına iştirak etmemesi. Çünkü yarışa katılmayan teknelerin hepsinin mazeretleri farklı ve bazıları anlaşılabilir ancak ana sponsorun yokluğu üzücü.

Farr 40 filosu bu yarışa teknelerinin artık 25 yaş bandına ulaşması ve malzeme tedariğinin artık zorlaşmasından kaynaklı teknelerini inshore yarışlarda kullanmayı tercih ediyor. Bu gayet anlaşılabilir ancak bazı teknelerin yokluğu gözle görülür şekilde hem sonuçlara etki ediyor hem de görsel şölene. IRC Maxi sınıfı bu yıl 4-5 tekne olabilirdi, zaten onu gözeterek tcc değeri 1300 ve üzeri olanlara açıldı bu grup, yoksa herkes biliyor bu teknelerin aslında maxi olmadığını ancak zamanla oturacak her şey diye düşünüyorum. Bizim maxilerimiz IRC 0,IRC 0 grubumuz IRC 1 olacak zamanla düşünün ki Kerr 40 yurt dışı IRC yarışlarında IRC 2’de yarışıyor ancak filo kalabalık ve hızlı tekne sayısı çok fazla. Bu zamanla bizim de başımıza gelecek.

NE DEĞİŞİKLİKLER YAPILABİLİR

Aşşa Yarışı özel bir yarış, yeni misyonunda inat etmeli ve parkurunun dünyadaki önemli yarışlar gibi yıllarca aynı kalacak şekilde kurgulanması gerekiyor. Her sene rota değişikliği, yarışın prestiji ile yıllarca oynadı ancak son 2 yıldır denenen rotada bir kaç minör değişiklik ile sabit tutulması gerekiyor. Çünkü TAYK’ın bu yarışa adadığı emek birazda yakından bakma şansı bulduğumda kesinlikle olağan üstü. Daha kıymetli, daha özel, daha zor olmalı. Yurt dışından bazı tekneler davet edilerek ağırlanabilir bir kaç yıl ve bence finiş hattını biraz daha ülkenin batısına kaydırırsak Rhodes güneyinden geçerek son 100 mili orsa olan bir Aşşa Yarışı TAYK’a ve Türk filosuna daha çok yakışacaktır. Ancak büyük değişiklikler yaparak kendimizi yormamız lazım biraz parkur stabilitesinin önemli olduğu bir değer çünkü Aşşa Yarışı.

Çok kıymetli…

Çok eşsiz…

Bu yarışa değer katan tüm katılımcılara, yerli ve yabancı sporculara sonsuz teşekkürler.

Peki ders çıkarmak konusuna gelecek olursak tarihsel bir hikayeden örnekleme yaparak hikayeyi anlamlaştıralım.

America’s Cup köklü tarihinde ilk kez 1983 yılında el değiştirerek Avustralya takımına devir oluyor. Amerikan takımı için ilk dramatik hüsran olan 1983 yılında teknenin dümeninde efsanevi dümenci Denis Conner vardı. Conner bu mağlubiyetten sonra Americas Cup’ı geri kazandığında duygularını şu şekilde ifade etmişti:

“Elbette 132 yıl sonra America’s Cup’ı kaybetmem, kupanın başına gelen en iyi şeydi — ve Dennis Conner’ın başına gelen en iyi şeydi.”

“Eğer o yenilgiyi yaşamamış olsaydım, kupayı geri almak için o ulusal seferberlik asla olmazdı… ve New York’ta Beşinci Cadde’de yapılan konfetili geçit töreni, Beyaz Saray’da Başkan’la yenilen öğle yemeği de yaşanmazdı…”

Sonra America’s Cup kupası bir kaç ülke daha gezdi ve yıl 2010 yılı olduğunda yuvaya dönmüştü.

Bu demecin ardından America’s Cup kupası yelkenli teknolojisinin gelişmesinde öncü bir yarış haline geldi ve değeri büyüyerek yarış yelkenlerinin tasarımlarının temel taşları olmaya başladı. Kupa Amerika’ya 2010 yılında bir kaç kez el değiştirten sonra geri döndü ve bu efsanevi geri dönüşte Team Oracle’ın dümeninde ise Jimmy Spithill vardı. Zaferin ardından verdiği demeçte:

“En keyifli kısmı bu – takım arkadaşlarımı görmek, onların tepkilerini izlemek. Adamlar gerçekten çok çalıştı. Gerçekten zorlu bir kampanyaydı, bu yüzden geri gelip bunu takımla paylaşmak harika. Bu yarışlar boyunca hiçbir sorun çıkarmayan mühendislerin, tekne üreticilerinin ve tasarımcıların tamamına tam puan. Onlar bunu bizim için kazandı. Bu, küçük bir çocukken hayalini kurduğum bir şeydi. 10 yıl önce başladım – asla gelmeyeceğini düşündüm.”

Nihayetinde ilk yenilgi bu tarihsel yarışın kaderini değiştiren olay olarak anılıyor ve bu yenilgiden sonraki yıllarda gelişen America’s Cup yarışı farklı ülkelerin kazanmasıyla daha heyecanlı bir hale geliyor. Deniz Kuvvetleri Kupası’nın Rus ekiplere tesliminden yeni kurallar, yeni zorlayıcı rotalar, yeni bir revizyon ve Türk ekiplerinde yeni bir inat, hırs çıkmaz mı? Çıkar tabii ki.

Bugün 54. kez düzenlenen Deniz Kuvvetleri Kupası’nın ilk defa yurt dışına çıktığı yıl. Yarışı kazanan Bogatry ekibi Aşşa Yarışı’na yeni bir soluk, yeni bir heyecan getirdi. Bu kupanın yurt dışına ilk seyehati Türk filosunda büyük bir rekabeti ateşlemeli ve bu olay negatif değil aksine pozitif olarak düşünülerek kupayı geri aldığımız günün hayali kurulmaya başlamalı. Yazılan tarihin içinde hikayeleri özel kılan olaylar, zaferler ve mağlubiyetlerin ayrılmaz bütünlüğü ile yoğrulur. Deniz Kuvvetleri Kupası bir mihenk taşı olarak bu yıl harika bir yarışa sahne oldu. Seneye tekrar görüşmek üzere ama parkurda. Çünkü o hayali ben kurmaya başladım bile…

 

Yüzünüzden yel, teninizden tuz eksik olmasın…

Atilla Gökova

Atilla Gökova

Benzer

Amatör Denizcilikte Yeni Düzenleme: Geç Kalınmış Bir Temizlik
Köşe Yazıları

Amatör Denizcilikte Yeni Düzenleme: Geç Kalınmış Bir Temizlik

by Atilla Gökova
Ocak 22, 2026
Eğitimden Teknolojiye Yelken Dünyasında Yeni Güç Birliği: SailHub
Haberler

Eğitimden Teknolojiye Yelken Dünyasında Yeni Güç Birliği: SailHub

by Emre Tazegül
Ocak 21, 2026
Foça’da Dünya Şampiyonası Heyecanı: Spor Turizmi Ege’de 12 Aya Yayılıyor
Haberler

Foça’da Dünya Şampiyonası Heyecanı: Spor Turizmi Ege’de 12 Aya Yayılıyor

by Emre Tazegül
Ocak 21, 2026
Next Post
CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI’NA DENİZ HARP OKULU İMZASI

CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI’NA DENİZ HARP OKULU İMZASI

Önerilenler

Amatör Denizcilikte Yeni Düzenleme: Geç Kalınmış Bir Temizlik

Amatör Denizcilikte Yeni Düzenleme: Geç Kalınmış Bir Temizlik

Ocak 22, 2026
Denizcilik Dünyasının Acı Kaybı:  Selim TEZMAN Vefat Etti

Denizcilik Dünyasının Acı Kaybı: Selim TEZMAN Vefat Etti

Ocak 17, 2026
Özel Teknelerde Zorunlu Emniyet Teçhizatı Açıklandı: Can Yeleği, Yangın Tüpü Ve Daha Fazlası Artık Şart

Özel Teknelerde Zorunlu Emniyet Teçhizatı Açıklandı: Can Yeleği, Yangın Tüpü Ve Daha Fazlası Artık Şart

Ocak 19, 2026
Yelkenciler Destek Bekliyor

Türkiye’de Yelken Eğitmeni Enflasyonu – II

Ocak 17, 2026

Instagram hesabımızı takip edin

  • Yelken Dünyasında Büyük Heyecan: America’s Cup 2027 Napoli’de!

@americascup 

Yelken sporunun en prestijli organizasyonlarından biri olan America’s Cup, 38. edisyonu için resmen duyuruldu. Louis Vuitton sponsorluğunda düzenlenecek 38. America’s Cup, 2027 yılında İtalya’nın Napoli kentine ev sahipliği yapacak.

Beş güçlü takımın yer alacağı organizasyon, görkemli bir lansmanla tanıtılırken, etkinlik yelken dünyasında büyük heyecan yarattı. Tarihi kupanın sergilendiği törende, organizasyonun hem sportif hem de kültürel açıdan unutulmaz bir buluşma olacağı vurgulandı.

America’s Cup yetkilileri, Napoli’nin denizcilik mirası ve Akdeniz’deki stratejik konumunun, yarışlara ayrı bir değer katacağını belirtti.
  • @turkiyeyelkenfederasyonu 
2025–2026 TYF Yelken Ligi 2. Ayak Türkiye Şampiyonası Techno 293
3. gün yarışlarından öne çıkan kareler
📷 Gökay Peksev’in objektifinden / @gokaypeksev 
Foça’da üçüncü gün, zaman zaman etkisini artıran şiddetli yağmura rağmen yarış heyecanı hız kesmedi. Zorlu hava koşullarında sporcular mücadelelerini kararlılıkla sürdürürken, gün sorunsuz şekilde tamamlandı. Yağmurun kattığı atmosfer, denizdeki mücadeleyi daha da etkileyici kıldı.
  • TYF Yelken Ligi 2. Ayak Techno 293 Türkiye Şampiyonası’nda üçüncü gün tamamlandı
Fotoğraflar @gokaypeksev / @turkiyeyelkenfederasyonu 
Türkiye Yelken Federasyonu (TYF) tarafından düzenlenen 2025–2026 TYF Yelken Ligi 2. Ayak Türkiye Şampiyonası Techno 293 yarışlarında üçüncü gün geride kaldı. 19–23 Ocak tarihleri arasında İzmir’in Foça ilçesinde, Mark Warner Phokaia Beach Resort ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda sporcular mücadelelerini sürdürdü.

Şampiyonanın üçüncü gününde tüm sınıflarda üçer yarış yapılırken, rüzgâr sörfü sporcuları denizde kıyasıya rekabet etti. Yarışlar sonunda günün programı başarıyla tamamlandı.

Techno 293 Türkiye Şampiyonası, yarın düzenlenecek ödül töreniyle sona erecek.
  • Amatör Denizci Belgesi (ADB) ve özel teknelerin kullanımına dair getirilen yeni düzenlemeler, denizcilik camiasında taşları yerinden oynattı. “Haklarımız elimizden mi alınıyor?” sorusu yüksek sesle sorulurken; sektörün deneyimli ismi, yelken eğitmeni ve yazarımız Atilla Gökova, madalyonun diğer yüzünü kaleme aldı.
Yıllardır suistimal edilen belgeler, “sosyal medya kaptanları” ve mesleğin itibarsızlaştırılmasına karşı sert bir duruş sergileyen Gökova; yeni düzenlemenin neden “geç kalınmış bir temizlik” olduğunu tüm çıplaklığıyla anlatıyor.
“Amatör denizci belgesiyle ticaret yapılamaz. Bu kadar basit.” diyen Atilla Gökova’nın, sektördeki çarpıklıkları ve çözüm yollarını irdelediği sarsıcı analizini mutlaka okuyun.

Yazının tamamı web sitemizde!
  • Ege Denizi, yarın sabah saatlerinden itibaren şiddetli lodos fırtınası ve kuvvetli yağışın etkisi altına giriyor.

Fırtınanın Şiddeti ve Yağış

Meteorolojik verilere göre; rüzgarın güneyli yönlerden yer yer 35-40 knot (75-80 km/saat) hıza ulaşması bekleniyor. Fırtınayla birlikte etkili olacak kuvvetli sağanak yağışın, denizdeki görüş mesafesini önemli ölçüde düşüreceği ve seyir güvenliğini tehlikeye atacağı öngörülüyor.

Denizcilerin Dikkatine

Sert fırtına ve kısıtlı görüş nedeniyle başta tekne sahipleri olmak üzere tüm denizcilerin en üst düzeyde tedbirli olması gerekmektedir. Olumsuz hava koşulları süresince seyre çıkılmaması, marinalarda ve barınaklarda bağlı bulunan teknelerin palamar kontrollerinin titizlikle yapılması hayati önem taşımaktadır.
Fırtına ve yağışlı havanın yarın akşam saatlerine kadar etkisini sürdürmesi bekleniyor.
  • TYF Yelken Ligi 2. Ayak Techno 293 Türkiye Şampiyonası’nda 2. Gün Sona Erdi
Fotoğraflar @gokaypeksev @turkiyeyelkenfederasyonu 
Türkiye Yelken Federasyonu’nun 2025–2026 faaliyet programında yer alan TYF Yelken Ligi 2. Ayak Techno 293 Türkiye Şampiyonası, Foça’da devam ediyor. 19–23 Ocak tarihleri arasında, Mark Warner Phokaia Beach Resort ev sahipliğinde düzenlenen organizasyonda yarışların ikinci günü tamamlandı.

Zorlu hava koşulları altında gerçekleştirilen yarışlarda U15 ve U17 kategorilerinde birer yarış yapıldı. Sporcular, sert rüzgâr ve deniz şartlarına rağmen mücadelelerini başarıyla sürdürdü.

© 2026 Sailing Times. Tüm hakları saklıdır.

No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Köşe Yazıları
  • Haberler
  • Ana Sayfa
  • Videolar
  • Dergi
  • İletişim

© 2026 Sailing Times. Tüm hakları saklıdır.