Marmaris Kış Trofesi’nin 2. ayağı geldiğinde filoda tatlı bir heyecan hâkimdi. İlk ayakta bant aralıkları ve TCC’ler belli olmadığı için toplu start alınmış, bol manevralı, yorucu, sağanaklı ama keyifli bir hafta sonu geride kalmıştı.

Şimdi gözler ORC International ölçümünden çıkacak yeni ratinglerdeydi. Ölçümünü yetiştirenler heyecanla beklerken, yetişemeyenler ise “Club sertifika ile de devam edilir canım” diyerek trofeye devam ediyordu. Hem filoda birçok tekne ölçüme geç kalmıştı, bir yandan da bu yeni sistemi bilen bilirkişi sayısı da azdı. Hal böyle olunca birçok tekne club ile devam etmek durumunda kalacak ama bu keyifleri kaçırmayacaktı.

Evet, club sertifika ile ayak kazanabilirsiniz, kupa da alabilirsiniz.
Ama sezon sonunda genel klasmanda podyuma çıkamıyorsunuz.
Yani kupa var, fotoğraf var… ama büyük albümde yoksunuz. Böyle olacağı da MIYC yönetimi tarafından 2025 Ekim ayında duyurulmuştu, ancak filo büyük ölçüde bu zamanı değerlendiremedi.
International sertifikada puan düşüşleri gözlemdi
Tekneler ölçüldüğünde daha gerçekçi ratingler ortaya çıkmaya başladı ve ölçülen teknelerin ratinglerinde 2–3, bazı teknelerde 5 saniyeye kadar puan düşüşleri gözlemlendi. Bu da bu ölçümlerin ve herkesin international sertifikaya geçmesinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Tatlı bela XR41
İlk yarış sonuçları açıklandığında gözlerim doğal olarak XR41’lerin derecelerine kaydı.
Beklendiği gibi ORC B grubundaydılar.
Ancak küçük bir detay vardı: İkinci ayakta geçen yılın ORC B’sinin “normal” yarışçıları ORC C’ye gönderilmişti.
Sonuç?
ORC B grubu =
• 2 adet XR41
• 1 adet Melges 32 (Wings Sailing)
Wings Sailing’in genç ve iddialı ekibi “Bu iş burada olmaz” diyerek ORC A’ya geçmeyi tercih etti. Kupa garanti bir grupta kalmak yerine gerçekten yarışmayı seçmeleri açıkçası alkışı hak ediyor. Bu yüzden ilk ayakta ORC B’de değerlendirilirken, 2. ayakta ORC A’da yarışıyorlar. İlk ayakta birinci olmalarına ve iki adet XR41’i geride bırakmalarına rağmen trofe genelinde ilk ayağı yakarak üst gruba çıktılar.
İkinci ayakta ise ORC B kayıt listesinde 3 XR41 görünmesine rağmen parkurda sadece 2 tekne vardı.
Bodrum sularında fırtına gibi esen Lobster X bu ayakta Marmaris’e gelmemişti ama grup kâğıt üzerinde üç tekneydi.

Şimdi şu soruyu sormak gerekiyor:
XR41’leri ayrı değerlendirmek elbette anlaşılır, yeterli sayı bulunursa neden olmasın?
Ama Farr 40, Cape 31, MAT 1180, Kerr 40 gibi tekneleri geçmeleri madem beklenmiyorken, sırf “kupasız kalmasınlar” diye ayrı bir grup açmak ne kadar doğru? Şu anda hâlihazırda 4 tekne olan Farr 40’ları da kendi içlerinde yarıştırmak hoş olabilirdi.
Daha makul olan şuydu:
XR41’ler ORC A’da yarışır veya B’de; gerekiyorsa kendi içlerinde ayrıca değerlendirilirdi.
Bu hâliyle tablo yarışçıların zihinlerinde nahoş soru işaretlerine sebep oldu.
X-Yachts’ın gerçek efsanesi
İkinci ayak ilk yarış sonuçlarına baktığımızda tablo daha da ilginçleşti.
XR41’lerin birincisi ORC A grubunda yarışsa 11’inci, ORC B grubunda yarışsa 2’nci oluyordu.
Peki ORC C grubunda yarışsaydı 1. kimdi?
Eski jenerasyon bir X-41.
Danimarka’da düzenlenen yarışlarda bile Danish Rating System diye lokal, uydurma bir rating ile eski jenerasyon X-41’i güç bela geçen XR41’ler, birçok yarışta da geçilmişti. Bugün iş normal bir rating değerlendirme sistemine geldiğinde gerçek efsane ortaya çıkıyor; o da hâlâ X-41. XR41’in ORC A teknesi olmadığı kesin, ancak kendine ait bir grubu olacak kadar özel olmadığı da kesin.
XR41’lere ORC B grubu rezerve edilince, toplamda 40 küsur teknenin yarıştığı grup sayısı 7’ye yükseldi ve gruplar ORC A–B–C–D–E–F–G diye sıralandı. Umuyoruz grup sıralaması İngilizce alfabeye göredir, yoksa yeni bir grup açmak biraz ilginç olabilir 🙂
Şaka bir yana, tam 44 tekne start hattındaydı bu ayakta. Böylesine büyük bir kış trofesi filosunu yönetmek kolay değil; tek yarışlık bir regatta değil çünkü. Stabilite, doğru gruplanma, uzun vadeli iyi yönetim… Bunlar kolay yükler değil.

Ahmet Eker Marmaris’e sert döndü
2025 sezonu başında ORC’de yarışmak istemediğini açık bir mektupla duyuran Ahmet Eker, MIYC Kış Trofesi 2. Ayak’ta Marmaris’e güçlü bir dönüş yaptı.
Kerr 40 Eker 40 ve yeni gözdesi Eker Süzme Cape 31 ile parkurdaydı.
Cape 31’in dümeninde bizzat Ahmet Eker vardı ve ilk yarışta bu kalabalık ve sert filoda resmen gruplarını domine ederek birinciliği aldılar.
Cape 31’in pupa performansı zaten biliniyor ama asıl şaşırtıcı olan orsada gösterdiği hız ve stabiliteydi. 31 feet bir teknenin, 40 feet ağır abilerine karşı orsa süratini ilk defa izleme şansı bulduğum bu tekne şaşırtıcı derecede hızlıydı.

JV56 gibi dev bir yarış makinesinin hemen arkasında, gövde gövdeye ikinci bitirip düzeltilmişte podyumun tepesine çıkmak!
Açıkçası el acıtacak kadar alkışlık bir performans.
Bu performans bir kez daha şunu hatırlattı:
Yarış kazanmak için sadece doğru tekneyi almak yetmiyor, iyi yarışmak aslolan aslında.
Ortaya bir karışık, bir Rota 5 lütfen
Orsa–pupa yarışmayı seviyoruz, bunda hemfikiriz.
Ancak Marmaris Körfezi’nin “oyunbozan” karakteri ve “hava yok” denilen günlerde çıkan her sağanağa Rota 5 vermek hem hakem kurulunu hem de yarışçıları üzmeye başlıyor.
İkinci yarışta hava iyice oynamaya başlamışken, 280’den 300 dereceye kayan hava tekrar 280’e gelip niyetini belli etmişken yine Rota 5 ilan edildi ve bu deneme ORC A–B–C orsa şamandırasına yaklaşılırken, ORC D ve E grupları starttan tam çıkmışken abandone ile sonuçlandı.
İki yarış planlanmıştı ve hakem kurulu hâlâ deniyordu. Hal böyle olunca, oynak da olsa koy içinde olan meltem bir üçgen rotaya çok yeterliydi. Açıkçası aklımıza her şey geldi ama gün batımı 18.15 iken, koy dışında hava yokken, Marmaris Boğazı her zaman dur-kalk yaparken 12 millik Rota 1 verilebileceği aklımıza gelmemişti.

Günün ikinci yarışı için yeni rota hazırlanırken saatler 16.30 civarındaydı.
Gün batımı ise yaklaşık 18.15’ti.
Kursiyerlerime dönüp şunu söyledim:
“Bu parkuru bitirebilmemiz için starttan sonra her an ortalama 9 knot gitmemiz lazım. Bu da mümkün değil. Ama olsun, start antrenmanı yaparız.”
Aynen öyle oldu.
Rota 1 ilan edildi, Marmaris Boğazı’nın dur-kalk trafiğinde tüm filo eziyet çekmeye başladı.
5 dakika önce start alan XR41’leri boğazdan çıkarken ORC D grubu yakalamıştı.
Boğaz çıkışına yakın saatime baktım, Karga Adası’na baktım, telsizi elime aldım:
“Yarış komitesi, Atiye yarıştan çekiliyor.”
Komite sordu:
“Yardıma ihtiyacınız var mı?”
“Hayır, yok. Zaman limitinden önce bitiremeyeceğimizi öngördük sadece.”
Kalan sürede bu 12 millik parkuru ancak bir yarış trimaranı bitirebilirdi.
25 dakika sonra abandone düdüğü çaldı.
Filo evin yolunu tuttu.
Başka terk yaşanmadı ama sofraya ilk Atiye ekibi oturdu.
Çünkü bu sonu görmek için ulema olmaya gerek yoktu.
Filonun Rota 5’e bu kadar mırıldanmasından kimsenin habersiz olduğunu sanmıyorum.
Biraz kulak vermek, anti-stabil havalarda üçgen rotadan korkmamak lazım.
Üçgen rota;
• Abandone zorunluluğu yaratmaz
• Hakem kurulunu korur
• Eleştirisi daha azdır
Ve en önemlisi:
Yarış biter.
Marmaris gibi güzel bir yarış sahasında biraz daha esneklik hepimize iyi gelir. Keza filonun veteran yarışçıları (maalesef galiba bu gruba ben de dâhil olmaya başladım artık) yıllarca arka arkaya üçgen rotada yarışmaya pek alışık. Eğlenceli olmasının yanı sıra; orsa, pupa, apaz ve bazı açılarda dar apaz bile barındırdığından TOD sisteminde gayet adaletli ve eğlenceli hâle gelebilecek olan üçgen rota, hakem kurulu için de rahatlatıcı ve risksiz. Rota 5 parkurunda ise driseli havalarda PSC (constructed course) büyük risk. Çünkü bu sistemde adil bir yarış olabilmesi için parkurun nizamiyetinin had safhada olması gerekiyor ve driseli havalarda maalesef sistem, özellikle asimetrik ve simetrik setuplı teknelerin performanslarını doğru değerlendirmekte zorlanıyor. Özellikle ikinci ayakta yaşanan havalar gibi yönetimi zor yarışlarda TOT (Time on Time) çok daha kolay ve daha nizami sonuçlar üretecektir diye düşünüyorum.
Trofede ilk çatışmalar
İkinci ayağın ilk yarışı orsa şamandırasında sancak–iskele karşılaşan Onur Tok önderliğindeki Linea Rossa (MAT 1180) ile Boreas (Farr 40) ekiplerinin çok yakın manevralarla şamandırayı dönmeye çalıştığı sırada maddi hasarla atlatılan bir çarpışma meydana geldi. Protesto kurulu, sancak kontra olan Linea Rossa ekibini haklı bularak Boreas teknesini yarıştan diskalifiye ederken, aynı zamanda çatışmayı önleme şansını kullanmadığı gerekçesiyle Linea Rossa ekibini de diskalifiye etti.
Yarışın 2. günü 2. startında ise yine Team Linea Rossa, MIYC Komodoru Erol Algül’ün Wind Rider teknesiyle çatıştı. MAT 1180’in bastonunun First 40’ın bordasından girerek mutfak bölümü dâhil ağır hasar almasına sebep oldu. Böylesine önemli bir kazada tek temenni kimseye bir şey olmamasıydı. İki tarafa da geçmiş olsun dileklerimizle.
Göze çarpan performanslar
ORC A
Ahmet Eker’in Eker Süzme’sinin performansı, yazının başında da belirttiğim gibi oldukça göz doldurucuydu. Ancak filonun genç sporculardan oluşan Wings Racing ekibi, hem gruplarını değiştirerek hem de bu zorlu grupta 3. olarak kupa kotasında kalarak harika bir iş başardı. Kazançlarını dışarıdan izlemek bile keyifli; ekibin uyumu ve tekneye olan bağlarının ne kadar güçlendiği kısa bir bakışla bile belli oluyor. Haftanın sonunda harika bir toparlamayla Eker 40 2’liğe otururken, liderlik yine Ahmet Eker’in Cape 31’inde kaldı.
ORC C
ORC C oldukça kalabalık ve tekneler hem birbirlerine çok yakın hem de sert hava–hafif hava avantajı olan teknelerin ayrımı çok majör. Bu grubun bu haftaki lideri X-41 Fox L’di ancak Tora Kutoğlu’nun Flayer ekibi, ağır deplasmanlarına rağmen çok sıkı hafif tekneleri geride bırakmayı başararak 2’liğe oturdu. İkinci gün yarışında ise Fox L’i geçerek ORC C zirvesinde haftayı kapattı. J122, X-41, Humphreys 40 gibi hafif havada çok güçlü rakipleri geride bırakmanın mutluluğunun yanı sıra, eş teknede en ezeli rakibi Arbuzov’u aynı grupta domine etmek bize bile keyif verdi.
ORC D
ORC D, rekabetin çok yüksek olduğu bir grup. Ancak bu yıl ekibiyle ilk defa yarışmaya başladıkları X-35 ile Tunca Çalışkan ve Agile teknesinin uyumu muazzam. İlk ayakta 1. olarak hızlı bir başlangıç yapan ekip, 2. ayağa da lider başladı ve grubundaki tüm X-Yachts’ları geride bırakmayı başardı. Bu grupta uzun süredir derece alamayan bir tekne vardı: Imagine. Usta yelken eğitmeni Doğan Güzeliş önderliğine geçen Imagine, 1. ve 2. ayakta bu teknenin yarış kariyerindeki en iyi performanslara sahne olmaya başladı ve podyum kotasında trofeye iddialı bir giriş yaptı.
ORC E
ORC E’de her ne kadar rating avantajı olsa da simetrik balonla harikalar yaratan Blue X ekibi, grubundaki hızlı teknelerin en ufak hatasını affetmiyor ve haftayı ilk yarışta 1. olarak tamamlıyor. Ancak oyun bitmedi; Çeşme parkurunun iddialı teknelerinden Zamazingo, Celal Yılmaz İşçimenler önderliğinde ikinci gün aldığı birincilikle haftayı lider kapatıyor.
ORC F ve G
ORC F ve G ekipleri son startı aldıkları için gözlemleme şansım maalesef bulunmuyor. Ancak Tekel Sailing’in engelli yelken takımı bu ayakta da ikinci olarak kupa kotasında “bize dikkat edin, şampiyonluk gelecek” mesajını vermeyi ihmal etmiyor.
Yarışta ikinci gün
Rüzgâr nazlı, karada tehir toka!
Hakem kurulu, suda geçirilecek boş zamanı azaltmak için ekipleri karada beklemeye davet ediyor. Yağmur inceden çiseliyor, sonra bir bulut aksi bir yöne kaçışıp güneşin önünden çekiliyor. Işık harika, sıcaklık keza öyle ama rüzgâr yüzünü göstermiyor. Marmaris Körfezi’nde karıncalar denizden su içiyordu; ancak komitenin sabrı rüzgârsızlığı yenecekti.
Tüm filo hevesle parkura çıktı; dün yapılamayan bir yarış için bugün iki yarış yapılabilirdi. İlk yarıl anonsu yapıldı, tahmin edin rota neydi?
Tabii ki Rota 5.
İkinci günün ilk yarışında ilan edilen orsa–pupa yarışı problemsiz tamamlandı. Start hattında MIYC Komodoru Erol Algül’ün Wind Rider’ı ile Onur Tok önderliğindeki Linea Rossa çatışarak start alamadı. Ancak yazının gazetemize gönderildiği saatlerde henüz protesto duruşması yapılmamıştı.
İlk yarışın ortalarında yapılan anonsla ikinci yarışın planlandığı duyuruldu. Planlanan üç yarış yapılmak isteniyordu. Finişler alındı; parkurun ortalarında azalan hava, ikinci yarış için pin end’e avantaj tanırken hava giderek driseye düşmeye devam ediyordu. Ancak haftanın üçüncü yarışı ilan edilmişti. Tahmin edin hangi rota?
Tabii ki Rota 5!
ORC A–B–C grupları start aldı; ilk orsa şamandırasına yaklaşılırken ORC D ve E gruplarına start verildi. Ancak starta 45 saniye kala tehir toka edildi. Birkaç dakika sonra tehir altı aydın ile bu gruplara başka yarış yapılmayacağı duyuruldu. Yaklaşık 15 dakika sonra ise ORC A–B–C gruplarının pupa ayağında kafaya dönen kuzey meltemiyle adalet bozuldu ve abandone düdüğü üç kez acı acı çalarak hafta iki yarışla kapandı…
1 genel geri, 2 yarış, 4 Rota 5.
MIYC 2. Ayağı’nın tam özeti buydu. Böyle güçlü bir filoyu Marmaris’e toplamak bir başarı; ancak bu filoyu burada tutmak için harcanması gereken çaba çok daha fazla. İnce detaylara girmeden, abartmadan baktığımızda hem filonun hem de kulüp yönetiminin çabası aşikâr. Ancak hâlâ yolumuz var ve coğrafyanın avantajlarını doğru kullanmak noktasında biraz daha çalışmak lazım.
Yüzünüzden yel, teninizden tuz eksik olmasın.



























