• Latest
Yelkencilerin “Ağır” Abisi!

Yelkencilerin “Ağır” Abisi!

30/12/2024
Ahmet Eker’den Marmaris’e Övgü

Ahmet Eker’den Marmaris ve Hakem Yönetimine Övgü

10/02/2026
Didim Büyüledi

Didim Büyüledi

10/02/2026
DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor!

DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor!

09/02/2026
Marmaris’te Şok Ayrılık: Komodor Erol Algül Görevinden İstifa Etti

Marmaris’te Şok Ayrılık: Komodor Erol Algül Görevinden İstifa Etti

09/02/2026
MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

MIYC’te Rota 5555

08/02/2026
MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

08/02/2026
Ahmet Eker Marmaris’te lider başladı

Ahmet Eker Marmaris’te lider başladı

08/02/2026
Didim’de Yelken Heyecanı: 7’den 70’e Sahilde Büyük Coşku

Didim’de Yelken Heyecanı: 7’den 70’e Sahilde Büyük Coşku

08/02/2026
Didim’de Yelkenler Final İçin İndi: ILCA Türkiye Şampiyonası

Didim’de Yelkenler Final İçin İndi: ILCA Türkiye Şampiyonası

08/02/2026
Merhaba…

Merhaba…

02/02/2026
Bodrum Kış Trofesi’nde 2. Ayak Heyecanlı Başladı

Bodrum Kış Trofesi’nde 2. Ayak Heyecanlı Başladı

01/02/2026
2026 TYF Yelken Ligi 2. Ayak Türkiye Şampiyonası

2026 TYF Yelken Ligi 2. Ayak Türkiye Şampiyonası

30/01/2026
SailingTimes
  • Hakkımızda
  • Köşe Yazıları
  • Haberler
  • Ana Sayfa
  • Videolar
  • Dergi
  • İletişim
No Result
View All Result
SailingTimes
No Result
View All Result
Home Haberler

Yelkencilerin “Ağır” Abisi!

Cemal Sevgi by Cemal Sevgi
Aralık 30, 2024
in Haberler, Manşet
Yelkencilerin “Ağır” Abisi!
Share on FacebookShare on TwitterWhatsapp

 

Ağırlık yapması için yelken yarışına davet edildiği günden itibaren denizlere gönül veren EAYK Komodoru Ramazan Karakundakoğlu, bu keyfi daha çok insanın yaşaması için çalışmaya devam ediyor.

Cemal Sevgi’nin haberini Emre Tazegül fotoğrafladı.

 

Ramazan Karakundakoğlu: Denizde Ayrı Bir Dünya Var

Yelken keyfini daha çok insana sevdirmek için çalıştıklarını belirten EAYK Komodoru Ramazan Karakundakoğlu, “Denizde ayrı bir dünya var. İnanılmaz huzur veren bir ortam” dedi.

 

Ege Açıkdeniz Yelken Kulübü (EAYK) Komodoru Ramazan Karakundakoğlu, başarılı bir iş insanı olmanın yanında iyi de bir denizci. Kahve kavurma makinelerinde dünya markası olan Toper’i yaratan Karakundakoğlu, denize ve yelken yarışlarına olan tutkusu ile de dikkat çekiyor. Yelkene başlaması da oldukça ilginç bir nedene dayanıyor. Bakın Ramazan Karakundakoğlu’nun yelken macerası nasıl başlamış; “Askerliğimi denizci olarak yaptığımı bilen bir arkadaşım kaç kilo olduğumu sordu. 90 kilo olduğumu söyleyince, ‘Bize ağırlık lazım, yarışa gelsene’ dedi. Daveti kabul ettim ve gittim. Hava çok yüksek olduğu için o gün yarış yapılamadı ama benim yelken maceram, yaklaşık 20 yıl önce böyle başlamış oldu.”

 

Askerliğinden dolayı denizciliği bilen ama daha önce hiç yelken yapmayan Ramazan Karakundakoğlu, bu işe devam etmeye karar vermiş. Yakın zamanda açılan bir yelken kursuna katılan Karakundakoğlu, sonraki süreci şöyle anlattı; “İlk defa bir yelkenli tekneye bindim. Denizle buluşmak, yelken yapmak çok güzeldi. Takım ruhunu orada öğreniyorsun. Hayatını bir başkasına emanet ediyorsun. Onun hayatı da senin elinde. Mavi Tuna isimli 12 metrelik Beneteau 40.7 bir teknede eğitim almaya başladık. Hem yarış hem gezi sınıfı bir tekneydi. Çok hoşuma gitti. Yani takım ruhu var, arkadaşlık var. Evet karadan denize bakıp yelkenlileri seyretmek güzeldir ama denizden karayı seyretmenin de apayrı bir güzellik olduğunu anladım. Sonuçta kurs bitti. Birkaç yarışa girdik. Ben özel merakım olduğu için fotoğraf da çekiyordum. Bir yarışta üçüncü olduk ve arkadaşlar, ‘Sen bizim çok fotoğraflarımızı çekiyorsun’ diyerek kupayı benim almamı istedi. İşte o ilk kupa, benim yarıştığımız tekneyi almama yol açtı.”

 

Yelken kursu bitince doğal olarak teknedeki işiniz de bitiyor. Çünkü yerinize yeni kursiyerler geliyor. Artık yarışmak için yeni bir tekneye ihtiyacınız oluyor. Ramazan Karakundakoğlu ne yapacağını düşünürken aldığı acı bir haberle kararını veriyor; “Aşşa yarışına katılan tekneleri Çeşme’de seyrederken çok sevdiğim bir arkadaşımın vefat haberini aldım. ‘Bir daha mı dünyaya geleceğim’ diyerek bir tekne almaya karar verdim. Eğitim aldığımız Mavi Tuna’nın satılık olduğunu öğrendim ve hemen sahibi Bülent Örgen’i aradım. Dalga geçtiğimi düşündü ama hemen kaporayı göndererek ne kadar ciddi olduğumu gösterdim. Anlaştık. Beraber tekneye gittiğimizde ne yapacağı sorunca, yarışacağımı söyledim. Satmak istemedi ama hemen parasını gönderdim. Sonra yüzde 10 karla geri almak istedi yine kararımdan dönmedim. Tabii ki ben teknenin özelliğini bilmiyorum. Meğer Beneteau’nun yarış için dizayn ettiği üç numaralı tekneymiş Mavi Tuna. Yarışlara başladık, önce üçüncü, sonra ikinci, üçüncü yarışta da birinci olduk. Bülent Örgen’in teknesini de geçtik bu arada. Bu sefer yüzde 25 karla teknesini geri almak istedi ama ben vermedim ve yarışlara devam ettik.”

Ramazan Karakundakoğlu’nun yarış macerası, yelken yarışlarında unutulmayan bir ismin doğmasına da neden olmuş. Mavi Tuna’yı alınca teknenin ilk adının Drakula olduğunu öğrenmişler. İlk başta kötü bir isim olarak kulağa gelmiş ama amblemi sevimli bir yüz olarak dizayn edince Drakula adını kullanmaya karar vermişler. Böylece sevimli bir Drakula olarak yarışlara katılmaya devam etmişler. Ekip olarak yılda yaklaşık 24-25 yarışa katıldıklarını belirten Karakundakoğlu, “Gerçekten çok iyiydik. Herkesle barışıktık. Sempatik bir ekiptik. Hala bile ben Drakula’da yarıştım dersen herkes seni kendi takımında yarışa davet eder. Çünkü biz eğitime önem verdik. Bir takım kurduk ve özel hoca ile her hafta eğitim yaptık. İşin püf noktalarını iyece öğrendik. Ben baloncuydum. Çünkü balona start hattında hiç ihtiyaç olmuyordu ve ben de rahat rahat fotoğraf çekiyordum. O yıllarda kimse böyle fotoğraf çekmezdi. Benim çektiğim fotoğraflar dergilerde yayınlanırdı. Bütün tekneleri ayrı ayrı çekip CD ile hediye ediyordum” dedi.

 

Bu küçük jestlerin kendini yeni bir maceraya sürükleyeceğinden habersiz, yarışlara devam eden Ramazan Karakundakoğlu, EAYK’taki komodorluk sürecinin nasıl geliştiği konusunda ise şunları söyledi; “Sonuçta herkes mutlu olmaya başladı. Sonra bir gün seçim vardı. Bir baktım, komodor olmuşuz. Herkes bizi istiyor. Ramazan abi, Ramazan abi, sen ol. Olduk. Daha önce EAYK’ta yaklaşık 6 yıl komodorluk yaptım. Özel ve iş hayatımda sıkıntılı bir döneme girince görevi bıraktım. Eşimden ayrıldım ve Amerika’da bir fabrika kurma denemem oldu. Yarışa devam etmeleri için Drakula’yı arkadaşlara bıraktım ve Amerika’ya gittim. Döndüğümde tekneyi çok kötü bir durumda buldum. Ayrıca ekip de başarıya doymuştu. Bu yüzden yarışlardan çektim. Bir zaman öyle gezdim. Çünkü tekneyle hiç gezmemiştim ben. Hep yarışmıştım. Gezerken tekne yavaş geliyordu. Ayrıca kahve konusunda bir kitap yazma planım da vardı. Motoryatlara sempati ile bakıyordum o dönem. Bunun üzerine Drakula’yı sattım ve bir motoryat aldım. Ama kısa sürede hata yaptığımı anladım. Çünkü yelkenli ile motoryatın birbiri ile alakası yok, karşılaştırılamaz bile. Hızlı gidiyor ama hiç keyifli değil. Yarışa da katılamıyorsun. Motoryatı sattım ve yeniden bir yelkenli almayı düşünürken araya korona dönemi girdi. Pandemi bitti tam tekne alacağım bu kez de yine iş hayatı yoğunlaştı. Tam bunlarla uğraşırken EAYK Komodoru Akif Sezer, yorulduğunu belirterek görev değişikliği talep etti. Böylece EAYK’taki görevimiz yeniden başladı. Yeni bir tekne alamadım ama iki tekneye sponsor oldum. Yarış heyecanını onlarla yaşamaya devam ediyorum.”

Ramazan Karakundakoğlu, “Denizde olmak, yarışmak size neler hissettiriyor” sorusuna ise şöyle cevap verdi: “Yarışa girdiğin anda başka hiçbir şey hatırlamıyorsun. Yalnızca orada, suyun üstündesin. İster istemez ona odaklanıyorsun. Rakibine odaklanıyorsun. Rüzgara odaklanıyorsun. Suyun üzerinde olmak inanılmaz huzur verici bir ortam. Evet yoruluyorsun ama beynin dinleniyor. Dostlarla sohbet ediyorsun. Hangi görevi alırsan al yelkenli kullanmak apayrı bir olay. Kupalar önemli değil, zaten kupalar kazanıyorsun, birikiyor ama önemli olan güzel anılar biriktirmiş olmak. Yelken yapmak insanın sosyal ve iş hayatını da geliştiriyor. Herkes kendi görevini iyi yapmak zorunda. Eğer bir hataya düşersen tekneye zarar verirsin. Bütün ekip başarısız olur. Takımın ruhunu size öğretiyor. Orada edindiğiniz tecrübeyi iş hayatında da kullanıyorsun. Birileriyle beraber çalışıyorsun. Tek başına o teknede başarılı olmak mümkün değil. Zamanı iyi ayarlayacaksın. İyi bir planlama ve hazırlık gerekiyor. Yoksa 0,1 saniye ile yarışı kaybedersin. Motivasyonun üst düzeyde olmalı. Yani belirli anlarda hiç sesini çıkarmazsın teknede. Çünkü tekneler dişidir ve her şeyi hisseder. Yani titreşim bile yapmayacaksın ki hızını kesmesin. Küçük bir harekette tekne durabilir. O hızı almışken engellemeyeceksin. Yelkenci iseniz hava durumunu bileceksiniz. İkmali bileceksiniz. İlk yardımı bileceksiniz. Karaya dönmek iki saat. Sevdiğiniz bir arkadaşınızın hayatı sizin ellerinizde olacak. Yani hemen ilk müdahaleyi yapmanız gerekiyor. Biz ilk yardım kurslarının dışında acil kurtarma eğitimi de veriyorduk. Denize düşen personeli nasıl kurtaracaksın, can salını denize nasıl atacaksın, yarış kuralları nedir, bunların hepsinin bilinmesi şart.”

Yelkencilerin kimisinin yarışı, kimisinin de gezmeyi sevdiğini hatırlatan Karakundakoğlu, EAYK olarak, bu keyfi mümkün olduğu kadar yaşamayı ve gençlere aktarmayı istediklerini söyledi. Teknede kadın erkek diye bir şeyin olmadığını, sadece takım arkadaşı olduğunu belirten Kurakundakoğlu, “Denizciliğin ayrı bir terminolojisi ve ayrı bir bilimi var. Hiç bitmeyen bir öğrenme süreci. Her çıktığında yeni bir şey öğrenirsin. Orada ayrı bir dünya var. Ve bu dünyayı kurarken dostlukların da beraber yürümesi önemli. Yetişmiş, tecrübe sahibi kişileri dinleyip onlardan bilgi almak gerekiyor. Mesela ben, benden önceki komodorumuza devamlı bir şeyler soruyorum. Çünkü bir şeyler değişmiş. Derneğin bir hafızası var. Bilgiler var. Bunların sürekliliğinin sağlanması gerekiyor. Bunun için bütün deniz dostları ile birlikte çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Cemal Sevgi

Cemal Sevgi

Benzer

Ahmet Eker’den Marmaris’e Övgü
Haberler

Ahmet Eker’den Marmaris ve Hakem Yönetimine Övgü

by Emre Tazegül
Şubat 10, 2026
Didim Büyüledi
Köşe Yazıları

Didim Büyüledi

by Sedat Yılmaz
Şubat 10, 2026
DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor!
Haberler

DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor!

by Emre Tazegül
Şubat 9, 2026
Next Post
Haftanın Fotoğrafı Tırhandil Cup’tan

Haftanın Fotoğrafı Tırhandil Cup'tan

Önerilenler

Özel Teknelerde Zorunlu Emniyet Teçhizatı Açıklandı: Can Yeleği, Yangın Tüpü Ve Daha Fazlası Artık Şart

Özel Teknelerde Zorunlu Emniyet Teçhizatı Açıklandı: Can Yeleği, Yangın Tüpü Ve Daha Fazlası Artık Şart

Ocak 19, 2026
Amatör Denizcilikte Yeni Düzenleme: Geç Kalınmış Bir Temizlik

Amatör Denizcilikte Yeni Düzenleme: Geç Kalınmış Bir Temizlik

Ocak 22, 2026
Denizcilik Dünyasının Acı Kaybı:  Selim TEZMAN Vefat Etti

Denizcilik Dünyasının Acı Kaybı: Selim TEZMAN Vefat Etti

Ocak 17, 2026
MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

MIYC’te Rota 5555

Şubat 8, 2026

Instagram hesabımızı takip edin

  • DİJİTAL DÜNYAYA ELVEDA, OKYANUSA MERHABA: Erden Eruç 1968 Ruhuyla Devleşiyor! 
Emre Tazegül/Sailing Times
“Biz yarışı daha başlamadan, hazırlık sürecinde kazanırız.”
Dünya tarihine adını kas gücüyle devriâlem yapan ilk insan olarak yazdıran efsanevi denizci Erden Eruç, çıtayı bu kez insan iradesinin en uç noktasına taşıyor. 15 Guinness Dünya Rekoru sahibi milli gururumuz, 2026 Golden Globe Race için palamarları çözmeye hazırlanırken rotasını da netleştirdi: Sıfır teknoloji, mutlak yalnızlık ve devasa bir irade!

Zamanın Durduğu Yer Golden Globe Race

Bu yarış, modern dünyanın konforuna ve dijitalleşmeye bir başkaldırı niteliğinde. Erden Eruç, 6 Eylül 2026’da Fransa’dan yola çıktığında akıllı telefonları, GPS cihazlarını ve dijital haritaları kıyıda bırakacak. Yaklaşık 300 gün sürecek bu epik yolculukta milli sporcumuz, yönünü 500 yıllık geleneksel yöntemlerle, sadece bir sekstant kullanarak yıldızlar ve güneş yardımıyla bulacak. 1976 yapımı “CLARA” isimli emektar yelkenlisi, bu amansız okyanus geçişinde onun tek yoldaşı olacak.

“Sailing” Hiç Bu Kadar Saf Olmamıştı

Hiçbir limana uğramadan ve kimseden fiziksel yardım almadan yapılacak bu dünya turu, yelkenciliğin “analog” altın çağını günümüze taşıyor. Şu an Fransa’da teknesini bu büyük sınava bizzat, elleriyle hazırlayan Eruç için bu süreç, sadece bir yarış değil; insanın rüzgarla ve kendi ruhuyla girdiği en saf hesaplaşma. Dijital sinyallerin sustuğu, sadece dalgaların ve rüzgarın konuştuğu o ıssız okyanuslarda Türk bayrağı bir kez daha dalgalanacak.

Vira Bismillah Erden Eruç! 2026’da tüm deniz tutkunlarının gözü ufukta, kalbi seninle olacak
  • Denizde “ilk 90 saniye” neyi ifade eder?

Yelken yarışlarında starttan hemen sonra geçen ilk 1–2 dakikalık bölüm,
yarışın yönünün belirlendiği en kritik zaman dilimlerinden biridir.

Bu bir kural değildir.

Ancak özellikle ORC / IRC gibi puanlama sistemlerinin kullanıldığı,
benzer performanslı teknelerin aynı gruplarda yarıştığı filolarda,
start sonrası doğru konumlanma belirleyici bir avantaj yaratır.
  • Yıllardır farklı yönetimlerde aktif görev alan Marmaris Yelken Kulübü Komodoru Erol Algül,
Marmaris Kış Trofesi’nin 2. ayağı itibarıyla görevinden ayrıldığını duyurdu.

Özellikle ORC’ye geçiş sürecinde kilit rol oynayan isimlerden biri olan Algül,
komodorluk görevinin yanı sıra kulüp bünyesindeki birçok projede de aktif ve belirleyici sorumluluklar üstlenmişti.

Ayrılığın gerekçesi resmi olarak net bir şekilde paylaşılmasa da,
Marmaris Kış Trofesi’ndeki sınıf ve gruplandırmalar konusunda yaşanan görüş ayrılıklarının
bu kararın alınmasında etkili olduğu kulislerde konuşuluyor. Emre Tazegül / Sailing Times
  • Atilla Gökova yazdı 

Marmaris Kış Trofesi’nin 2. ayağı; yeni ORC ratingleri, XR41 tartışmaları, Rota 5 kararları ve parkurda sertleşen rekabetle geride kaldı.
Ahmet Eker’in Cape 31 ile dönüşü, gruplar arası dengeler ve yaşanan çatışmalar bu ayağın öne çıkan başlıklarıydı.

Parkurun içinden, filtresiz bir değerlendirme…
Atilla Gökova’nın Marmaris notlarının tamamı web sitemizde.

Yazının tamamı için link bio’da

📷 @sailracing_media
  • Double Disqualification at the Mark Rounding in Marmaris Winter Trophy
@miyc_org @teamlinearossa @boreas_sailingteam 
On the first day of racing of the Marmaris Winter Trophy – Leg 2, an incident occurred between Beymetal – Team Linea Rossa and Boreas at the first mark rounding. Following the incident, the Protest Committee conducted a hearing and issued a disqualification for both boats.

According to the Protest Committee’s decision, Boreas was disqualified for breaking RRS 10 (On Opposite Tacks), having been sailing on port tack and failing to keep clear of Beymetal – Team Linea Rossa, which was sailing on starboard tack.

Beymetal – Team Linea Rossa, although the right-of-way boat, was found to have broken RRS 14 (Avoiding Contact). The Committee concluded that contact could reasonably have been avoided and that Beymetal – Team Linea Rossa did not take sufficient action to prevent the collision once it became clear that Boreas was not keeping clear.

The decision highlights that even a right-of-way boat is required to avoid contact when reasonably possible, and underscores the importance of correct rule application and timely maneuvers, particularly in congested mark roundings.
  • MARMARİS’TE AHMET EKER FIRTINASI VE PARKURLARDA SERT TEMAS

Emre Tazegül/Sailing Times

2025 sezonunda Marmaris parkurunda yer almayan Ahmet Eker, yeni teknesi Cape31 “Eker Süzme”nin dümeninde iddialı bir dönüş yaparak grubunu birinci tamamladı. Ahmet Eker’in kendi teknesi olan ve üzerinde Eker kurumsal çalışanlarının yarıştığı Eker 40 ise haftayı ikinci sırada kapattı.
44 teknenin start aldığı 2. ayakta, Onur Tok önderliğindeki Linea Rossa

© 2026 Sailing Times. Tüm hakları saklıdır.

No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Köşe Yazıları
  • Haberler
  • Ana Sayfa
  • Videolar
  • Dergi
  • İletişim

© 2026 Sailing Times. Tüm hakları saklıdır.